(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 161)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü :
Karar: Davacı, davalılardan Cananla aralarında 20.8.1998 tarihli komisyon sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşmeye göre, davalıya sözleşmede belirtilen taşınmazların tanıtımının yapıldığını, daha sonra gösterilen dairelerden birinin davalının eşi adına tapuda satışının yapıldığını öğrendiklerini, komisyon ücretinin tahsili için girişilen takibe davalıların itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını ve % 40dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetlerine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, taşınmazın tapudaki gösterilen satış bedeli üzerinden % 3 komisyon ücreti 36.000.000 TL.nin davalılardan tahsiline karar verilmiş; davacı tarafın temyizi üzerine, dairemiz ve taşınmazın satışının yapıldığı tarihteki değeri belirlenip, bunun üzerinden sözleşmeye göre % 3 komisyon ücreti, % 3 cezai şartın hesaplanıp, cezai şarttan BK. 161/son mad. göre belirlenecek indirimde yapılmak suretiyle ve alacak likit ve muayyen olduğundan inkar tazminatına da hükmedilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulmuş ve bilirkişi raporunda belirlenen rayiç bedelin % 6sı 270.000.000 TL.nın cezai şart olarak tahsili ve 180.000.000 TL inkar tazminatının tahsiline verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece, 270.000.000 TL cezai şartın davalılardan tahsiline verilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesap tarzından bu miktarın yarısı olan 135.000.000 TL davacıların komisyon ücreti, kalan yarısı olan 135.000.000 TL.de sözleşmede öngörülen % 3 cezai şartın karşılığıdır. Cezai şart olan 135.000.000 TL.nın belirlenmesinde, mahkemece uyulan dairemiz bozma ilamında belirtilen B.K. 161/son maddesi göz ardı edilmiştir. Davalıların tacir olmadıkları dosya içerisindeki delillerden anlaşılmaktadır.
BK 161/son maddesi gereğince cezai şartın borçlu üzerinde adalete aykırı sonuç doğurmaması gerekir. Bu nedenle hakim, fahiş gördüğü cezaları tenkisle yükümlüdür. Cezai şart miktarının, aşırı olup olmadığının, aşırı görülmesi halinde yapılacak indirimin tayin ve takdir edilebilmesi için tarafların sözleşmedeki karşılıklı yararları ve iktisadi dengeleri, alacaklının kendisine asıl borcun ifası halindeki yararı ile cezai şart ödenmesi halindeki yararı arasındaki makul ve adil ölçü, borçlunun akdi ihlal etmedeki kusur derecesi, borçlunun ekonomik durumu, sözleşmeye aykırı hareket edilmesi ile alacaklının uğradığı zarar gibi hususların soruşturulup incelenmesi gerekir ve neticede hakseverliğe uygun düşecek tarzda indirim yapılması gerekir.
Mahkemece, açıklanan hususlarda hiçbir inceleme yapılmamış ve da tazminatın normal kabul edilmesinin gerekçeleri de belirtilmemiştir. Bu nedenlerle usule ve yasaya aykırı olan mahkeme kararı bozulmalıdır.
3-Öte yandan mahkemece hükmedilen 270.000.000 TL + 180.000.000 TL, toplam 450.000.000 TL olduğu halde toplamada hata yapılarak bu miktarın 550.000.000 olarak belirtilip, fazla ve hatalı miktar üzerinden % 40 inkar tazminatına verilmiş olması da usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan ın 2. ve 3. bentte açıklanan nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.2.2001 gününde oybirliği ile verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy