(818 S. K. m. 249, 256, 258)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı karşı davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacılar, 1992 yılından beri kiracıları olan davalının aldıkları tahliye kararı sonucu 5.11.1999 tarihinde mecurdan tahliye olduğunu, bir yıllık kira parasını ödemediğini, çevre emsallere göre tespit edilecek 8000 Alman Markı karşılığı olan 2.250.000.000TL. kira parası ile, yaptırdığı tespite göre belirlenen 800.000.000 TL. kiralanana verilen zarar nedeniyle oluşan tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, en son yıllık kiranın 180.000.000 TL. olarak ödendiğini, davacının bu miktarın üzerinde talepte bulunamayacağını, kiralanana zarar vermediğini savunarak davanın reddini dilemiş; karşı davasında da kiralanana yaptırdığı mermer ve lambiriden dolayı toplam 3.000.000.000TL.nin ödetilmesini istemiştir.
Mahkemece, tanık anlatımları ve bilirkişi raporları esas alınarak 1.871.512.000 TL. kira alacağının ve 30.000.000 TL. kırılan cam bedelinin davalıdan alınarak davacılardan A. Şener' e verilmesine, fazla isteğin reddine, davacılardan Şükran Şener'in davasının aktif husumetten reddine, karşı dava yönünden de davanın 918.000.000TL. üzerinden kabulüne karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı ve davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacıların murisleri N. Şener ile, davalı arasında düzenlenen 1.11.1992 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin özel şartlar bölümünün (6) maddesinde kiracının tam, sağlam temiz olarak, aldığı dükkanları çıkarken de mal sahibine tam ve sağlam, tertemiz olarak teslim edeceği kararlaştırılmış, davalı kiracıya kiralama esnasında nelerin teslim edildiği de sözleşmenin demirbaşlar beyanı bölümünde tek tek açıklanmıştır. Tam ve sağlam olarak teslim alınan beş ayrı dükkanını duvarlarının neden yıkılarak tek bir dükkan haline getirildiği davalı yanca açıklanamamıştır. Bu durumda,sözleşmenin az yukarıda açıklanan hükümleri de göz önünde bulundurularak, kiralanana verilen zarardan dolayı kiracı davalının sorumlu tutulması gerekirken, sadece kırılan camlardan dolayı sorumlu tutulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3- Davacı kiralayan veya murislerinin, davalı kiracı tarafından kiralanana yapılan giderler yönünden açık bir muafakatları yoktur. Ancak davalı kiracı kendi ihtiyacı için dahi olsa, kiralanana yapmış olduğu giderlerden alıp götürülmesi mümkün olanlarla, kiralananın mütemmim cüzü haline gelmiş olanları ayırmak suretiyle, mütemmim cüz haline gelmiş olan imalatlar nedeniyle kiralanana yapılan katkı değeri haksız iktisap kuralları gereği belirlenmelidir. Bu belirleme, davalı yanca yapılan ve mütemmim cüz haline gelmiş imalatlarla birlikte taşınmazın, tahliye tarihinde kaça satılabileceği ve bu imalatlar olmasaydı taşınmazın kaça satılabileceği tespit edilerek şayet davalının bu imalat hataları nedeniyle bir fazlalık ve değer artışı var ise bulunacak bu miktara hükmedilmelidir. Yok eğer imalatın yapılmış olması hali ile, yapılmamış olması halinde belirlenen değerler arasında fark yok ise, imalatların taşınmazın değerine etkisi olmadığı ve davacının sebepsiz zenginleşmesi bulunmadığı kabul edilerek karşı davanın reddine karar verilmelidir.
4- Davacı, bu davasında diğer taleplerinin yanında davalının 1998-1999 kira yılında kira borcunu ödemediğini, çevre emsallere göre yıllık kiranın 8000 Alman Markı olduğunu ileri sürerek bunun karşılığı olan 2.250.000.000TL.nin ödetilmesini istemiştir. Davalı ise, en son yıllık kirayı 180.000.000TL. olarak ödediğini, davacının bu miktarın üzerinde talepte bulunamayacağını savunmuştur. Taraflar arasındaki kira ilişkisi Kırşehir Sulh Hukuk Mahkemesinin 1999/352 esas sayılı kararının kesinleşmesiyle sona ermiştir. Başka bir anlatımla, talep edilen 1998-1999 dönemine ilişkin kira parası, taraflar arasındaki kira ilişkisinin devam ettiği döneme ilişkindir. Bu durumda ödenecek yıllık kira bedelinin ispat külfeti davacıya aittir. Toplanan delillerden davacının, yıllık kiranın 8000 Alman Markı karşılığı 2.250.000.000TL.olduğunu ispat edemediği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece,davalının kabulünde olan 180.000.000TL. üzerinden kira alacağına hükmedilmesi gerekirken,yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
5- Davacılardan Ş. Şener'in açtığı davanın husumet nedeniyle reddine karar verildiği halde, avukatlık asgari ücret tarifesinde öngörülen miktarda davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru değildir. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına, dördüncü ve beşinci bentte belirtilen nedenlerle de davalı yararına BOZULMASINA,30.10.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy