(818 S. K. m. 44, 98)
Davacı, davalı kiracının 1998 yılı Mart ayı kirasının ödenmediğini ve diğer ayların kiralarının da sözleşme hükmü gereği bu nedenle muaccel hale geldiğini, 5 aylık kira alacağı için yaptığı icra takibine itirazının iptaline ve % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazı 31.3.1998 tarihinde tahliye ettiğini, verdiği depozitoyu bu ayın kirasını saydığını ve taşınmazın hemen kiraya verildiğini, davacının hiçbir zararının doğmadığını bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 169.780.000 TL üzerinden itirazın iptaline ve icra-inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasındaki 1.9.1997 tarihli, 1. yıl süreli kira sözleşmesinde, kiracının dönem içersinde ihbarda bulunup tahliye edebileceğine dair bir hüküm yoktur. Davalının 31.3.1998 tarihinde taşınmazı tahliye ettiği, taşınmazın 1.6.1998 tarihinde de kiralayan tarafından daha düşük bedelle yeniden kiraya verildiği, dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi taraflar arasında da çekişmesizdir. Davacı, kendi rızası ile daha düşük bedelle taşınmazını kiraya verdiğine göre, kira farkından dolayı bir talepte bulunamaz. Davalı kira dönemi bitmeden taşınmazı tahliye etmesi nedeni ile, kira dönemi sonuna kadar ki kira bedellerinden kural olarak davacıya karşı sorumludur. Ancak davacı kiralayanın da, kiralardan kiracının sorumlu olduğundan bahisle boş durmaması, mecuru kiraya vermek için gerekli çaba ve gayreti sarfetmesi gerekir (B.K. nun 98/2 ve 44. maddeleri). Bu nedenle mahkemece, taşınmazın tahliye edildiği tarihten itibaren aynı şartlarla ve aynı kira bedeli ile ne kadar sürede kiraya verilebileceği, konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile taraf ve Yargıtay denetimine elverişli şekilde araştırılıp tespit edilerek, 1.6.1998 tarihini de geçmemek üzere hasıl olacak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy