(818 S. K. m. 213) (2644 S. K. m. 26) (4721 S. K. m. 706)
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat E.Yılmaz ile davacı vekili avukat K. Çöçü'nün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalıya ait Karaoğlanlı Köyü 285 ve 594 parsellerde kayıtlı taşınmazların 1000M2'sini haricen satın alıp iyi niyetle üzerine bina ve müştemilat yapıp ağaçlar diktiğini, ifraz imkansızlığı nedeni ile tescil davasının reddedilip, müdahalesinin men 'ine karar verilmesi ve bu kararında infazı ile malları bırakarak ayrılmak zorunda kaldığını ileri sürerek 6.000.000.000TL.nin dava tarihinden yasal faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini,davanın zamanaşımına uğradığını, davacının kötü niyetli olup, iyi niyet iddiasında bulunamayacağını, istihkak davası olarak kabulün mümkün olmayacağını ve tanık da dinlenemeyeceğini savunarak,davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul, kısmen reddine verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, tapulu taşınmazın tapu dışı sözleşme ile bölümünü satın; almıştır. Bu sözleşme BK.nun 213, MK.nun Tapu Kanunun 26. maddeleri gereğince geçersizdir. Davacının eylemi başkasının tapulu yeri üzerine davalının rızası ile bina ve müştemilat yapmak ve ağaç dikmekten ibarettir.Davacının bu eyleminde hüsnüniyetli olduğu mahkemenin kabulünde olduğu gibi taraflar arasında görülüp kesinleşen davacı Muhsin'in davalı H. İbrahim aleyhine MK.nun 650.maddesine göre açıp imar mevzuatına göre ifrazı mümkün olmadığı için reddedilen tescil ve davalı Halil İbrahim tarafından davacı Muhsin aleyhine açılan Men'i müdahale ve kal davalarından anlaşılmaktadır. Men'i müdahale ve Kal davasında müdahalenin men'ine karar verilirken muhdesattan doğan talep hakkı saklı kalmak üzere yekun isteğinin reddine karar verildiği görülmüştür. Bilahare men' i müdahale kararı infaz ettirilerek bahçe duvarları kalacak şekilde bina ve müştemilatının yıktırıldığı da tespit dosyasında gözlenmiştir.
Hemen belirtelim ki hüsnüniyetli zilyet olan davacı, davalının arsası üzerine yaptığı zaruri ve faydalı masrafların bedelini kendisine sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ödenmesini isteyebilir. Bu istemin miktarının belirlenmesinde dava konusu yer üzerindeki çeşitli muhdesatın kal' inin fahiş zarar doğurup doğurmadığının araştırılıp belirlenmesi önem kazanır. Muhdesatin Kal'i fahiş zarar doğurduğu takdirde yer sahibinin yararlanma derecesi göz önünde tutularak bedelin belirlenmesi gerekir. Nitekim davalı açtığı meni müdahale davasını kazandıktan sonra, infazı cihetine gidip muhdesatın bir bölümünü yıktırdığına göre, yer sahibi davalının sebepsiz zenginleşmesinin varlığından söz edilebilmesi için, bina ve müştemilatından yararlanma imkan ve derecesi üzerinde durulmalıdır. Mahkemenin, bu hususları göz ardı ederek yazılı şekilde karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.12.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy