(818 S. K. m. 66)
Dava: Taraflar arasındaki taviz bedeli davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, hissedarı olduğu taşınmazların satışı nedeniyle taviz bedeli adı altında ödediği bedellerin iadesi gerektiğini ileri sürerek toplam 4.869.346.444 TL.nın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, BK.un 66. maddesindeki 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, 4.430.581.000 TL. nın davacı dışında Yenidoğan belediyesi tarafından yatırıldığını davacının dava açma ehliyetinin olmadığını, ayrıca istirdadı istenen bedelin vakfiye şerhi nedeniyle alındığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisinde bulunan belgelere göre 1532, 1534 ve 1536 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili taviz bedelinin Yenidoğan Belediyesi tarafından yatırıldığı anlaşılmaktadır. Davacı, yargılamanın hiçbir aşamasında taviz bedelinin Belediye tarafından kendi nam ve hesabına yatırıldığı veya satış bedeline mahsuben yatırıldığını iddia ve ispat edememiştir. Bu durumda davacının davalıya ödediğini iddia ettiği taviz bedellerinin davacı tarafından ödendiğinin kabulü mümkün değildir. Zira davacı yaptığı ödemeye ilişkin kendi adına herhangi bir makbuz veya yazılı belgede ibraz edememiştir. Bu nedenle bu taşınmazlarla ilgili taviz bedelinin davacı tarafından yatırıldığı anlaşılmadığından bu parsellere ilişkin davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2- 1152, 1295, 1409 ve 1551 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili taviz bedellerinin dosyada örneği bulunan dekonttan 11.11.1997 tarihinde davacı adına yatırıldığı ve makbuzda davacı adının da yazılı bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda bu parsellerle ilgili taviz bedellerinin 11.11.1997 tarihinde davacı tarafından yatırıldığının kabulü gerekir. Dava ise 19.11.1998 tarihinde açılmıştır. Dava, mahiyeti itibariyle sebepsiz iktisap davası olup BK.nun 66. maddesi gereğince bir yıllık zamanaşımına tabidir. Paranın yatırıldığı tarih ile davanın açıldığı tarih arasında bir yıldan fazla zaman geçtiğinden alacak zamanaşımına uğramıştır. Bu nedenle bu hususa yönelik talebin de reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1. ve 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy