(1086 S. K. m. 381, 388)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatı tarafından duruşmalı davacı avukatınca da duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ...'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalıya verdiği borç karşılığı 27.10.1998 vadeli çek aldığını, zamanaşımı dolması nedeniyle ilamsız takip yaptığını ve davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatını talep etmiştir.
Davalı, icra takibinde neye dayanıldığının belli olmadığını savunarak, davanın reddi ile inkar tazminatını talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 20.000.000.000 TL asıl alacak yönünden itirazın iptaline, birikmiş faize yönelik itirazın iptali talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece tefhim edilen kısa kararda (-birikmiş faize yönelik itirazın reddine-) karar verilmiş olmasına rağmen gerekçeli kararda (-birikmiş faize yönelik itirazın iptali talebinin reddine-) karar verildiği görülmüştür. Mahkeme hükmünün hangi hususları içermesi gerektiği HUMK. nun 381 ve 388. maddelerinde açıklanmıştır. Anılan maddeler hükümleri gereğince tefhim edilen kısa kararın taraflara tebliğ edilen gerekçeli karara uygun bulunması gerekir. Mahkemenin taraflara tefhim ettiği kısa kararla tebliğ edilen gerekçeli karar birbirinden farklı ve çelişkili bulunmaktadır. Usul ve yasaya uygun tesis edilmeyen hükmün, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı 10.4.1992 tarih, 1992/7 esas, 1992/4 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu nedenle bozulması gerekir.
2- Bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, 2. bent gereği diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 95.500.000 lira duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, 06.12.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy