(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 288, 289, 290)
Dava: Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacılar, davalı Ramazan ile davacı Yusuf'un kardeş olduklarını, davalının davacı Yusuf'a haricen sözlü olarak tarla satma vaadinde bulunduğunu, teminat olarak davacı Yusuf'un borçlu diğer davalı Süreyya'nın kefil olduğu 1.8.1998 vade tarihli 3.000.000.000 TL. bedelli senet verildiğini daha sonra satın almadan vazgeçildiği halde senedin iade edilmediği gibi davalı tarafından aleyhlerine icra takibi yapıldığını ileri sürerek davalıya borçlu olmadıklarının tesbiti ile senedin iptaline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, senedin ödünç alınan paraya karşılık olarak verildiğini, teminat senedi olmadığını savunarak davanın reddi ile inkar tazminatı ödetilmesine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile senetten dolayı davacıların borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, davalının davacı Yusuf'a satacağı taşınmazdaki hissesi karşılığı 3.000.000.000 TL. lık davacı Yusuf'un borçlu, diğer davacı Süreyya'nın kefil olduğu senedi tanzim edip verdiklerini ancak taşınmaz satışının gerçekleşmediğini ve senedin karşılıksız kaldığını bildirip borçlu olmadıklarının tesbiti ile senedin iptalini istemişlerdir. Davalı ise senedin davacı Yusuf'a verdiği borç para karşılığında tanzim edildiğini bildirip davanın reddini istemiştir. Davacılar dava konusu senedin taşınmaz satışı nedeniyle düzenlenip verildiğini yasal delillerle ispatlamalıdırlar. Davacı Yusuf ile davalı her ne kadar kardeş ise de aralarındaki ilişki senede bağlanmış bulunduğundan senedin miktarı ve davalı tarafın muvafakati bulunmadığından HUMK. nun 288, 289 ve 290. maddeleri gereği olayda tanık dinlenemez. Tanık beyanlarına dayanılarak karar verilemez. Davacılar herhangi bir belge ibraz edip iddialarını ispat edememişlerdir. Ne var ki dava dilekçesinde (her türlü yasal kanıt) demek suretiyle yemin deliline de açıkça dayanmışlardır. Davacıların davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy