(818 S. K. m. 94, 183, 198, 217)
Dava: Taraflar arasındaki senet iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalıdan 23.3.1999 tarihinde tapu ile daire satın aldığını, 2.000.000.000 TL peşin ödeyip kalan 2.400.000.000 TL içinde 100.000.000 TL bedelli 24 adet senet verdiğini, senetlerden de 600.000.000 TL karşılığı 6 adedini ödediğini, 17.8.1999 tarihindeki depremde dairede hasar meydana geldiğini, dairenin inşaatında malzemeden çalındığı ve ayıplı olarak inşaa edilerek kendisine satıldığının anlaşıldığını bildirip, akdin feshiyle ödediği 2.600.000.000 TL.nın faiziyle davalıdan tahsilini, ödenmeyen senetlerin iptalini istemiştir.
Davalı Veli Göçer, dairenin pazarlamasını kendisinin yaptığını, satışın şirket tarafından yapıldığını, kendisine husumet düşmeyeceğini bildirip davanın reddini savunmuş, diğer davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece satım akdinin iptaline, 2.600.000.000 TL.nın davalılardan tahsiline, ödenmeyen senetlerin iptaline, davacı adına olan arsa payının iptali ile satıcı şirket adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davalı Veli Göçer'in dava konusu dairenin pazarlamasını yaptığının anlaşılmasına ve bu nedenle kendisine husumet düşeceğinden, aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Dava konusu dairenin tapusunun, dosyadaki tapu kaydından 23.3.1999 tarihinde Veli Göçer Çınarcık İnşaatları Taahhüt Turizm Ltd. Şti. tarafından devredildiği anlaşılmaktadır. Dava ise, bu şirket hasım gösterilmeden, davalı Veli Göçer Arsa Ofisi Kollektif Şirketine karşı açılmıştır. Mahkemece, davalı Veli Göçer Arsa Ofisi Kollektif Şirketi ile tapuda satış yapan Veli Göçer Çınarcık İnşaatları Taahhüt Turizm Ltd. Şti.nin ayrı şirketler veya nevi değiştiren aynı şirket olup olmadığı üzerinde durulup araştırma yapılmamıştır. Öncelikle bu şirketlerin ayrı şirketler mi, yoksa nevi değiştiren aynı şirket mi olduğu, kayıtlı oldukları Ticaret Sicil Müdürlüğünden sorularak, davalı şirkete husumet düşüp düşmeyeceği hususu araştırılıp, hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-) Dava konusu dairenin davalı Veli Göçer ve ortağı olduğu şirket tarafından davacıya satılıp tapusunun 23.3.1999 tarihinde devredildiği, 17.8.1999 tarihinde meydana gelen deprem sonucu dairenin hasar gördüğü hususu dosyadaki mevcut belge, beyan ve delillerden anlaşılmaktadır. Davacı satılan dairenin ayıplı olarak inşaa edilmesi nedeniyle satım akdinin iptali ile verdiklerinin iadesini istemektedir. Satım aktinin tamamlanmasından itibaren, satılan şeyin hasar ve nefi alıcıya intikal eder (BK 183.md). Menkul satımına dair Borçlar Kanunu hükümleri, gayrimenkul satım, hakkında da uygulanır (BK. 217.md). Satıcı, her türlü ayıptan ari ve noksansız olarak edimini yerine getirmekle yükümlü ve sonradan ortaya çıkan gizli ayıplardan da sorumludur (BK. 94. md.) Alıcı da satın aldığı malı, imkan bulduğunda hemen muayene etmek, gördüğü ayıpları ve sonradan ortaya çıkan gizli ayıpları da, derhal satıcıya ihbar etmek zorundadır (BK. 198.md). Kural olarak tabii afetler borçluyu borcundan kurtarır. Satıma konu daire, fen ve tekniğine uygun ayıpsız olarak inşaa edilmiş olsa idi, yine bu tabii afetten hasar görüp yıkılacak idi ise, davalıların sorumluluğundan söz edilemez. Daire fen ve tekniğine uygun inşaa edilmediği için, hasar meydana gelmiş veya hasarın derecesi artmış ise, satım akdinin inikadi sırasında gizli olan bu ayıp mevcut olduğundan ve gayrimenkul gizli ayıplı olarak alıcıya satıldığından ayıplı ifa nedeniyle davalılar, bu zarardan sorumludurlar. Mahkemece bu yönde bir inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Davacıya satılan dairenin fen ve tekniğine, özellikle 2.9.1997, 13.5.1996, 9.6.1975 tarihli resmi gazetelerde yayınlanan, afet bölgelerinde yapılacak yapılar hakkında yönetmeliklerde belirtilen, fen ve teknik kurallarına uygun inşaa edilip edilmediği belirlenmeli, bina inşaatının fen ve teknik kurallara uygun, ayıpsız olarak yapılmasına rağmen hasar meydana gelmiş ise, davacı alıcının bu zarara katlanması gerektiği kabul edilerek dava red edilmeli, aksine inşaatın fen ve teknik kurallara aykırı, gizli ayıplı olarak yapıldığının tespiti halinde, bu kerre davacının bu ayıplı ifa nedeniyle zarar gördüğü ve sözleşmeyi fesihte haklı olduğu kabul edilmelidir. Öyle ise mahkemece inşaatın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan afet bölgelerinde yapılacak yapılar hakkındaki yönetmelikte dosya içine alınarak, bu yönetmelik hükümleri de gözetilmek suretiyle, inşaatın fen ve teknik kurallara uygun olarak yapılıp yapılmadığı öncelikle saptanmalı, deprem nedeniyle yıkım ve hasarın tamamının inşaattaki eksiklik ve bozukluktan ileri gelip gelmediği, gelmiş ise ne nispette hasara neden olduğu saptanmalı, gerektiğinde bu konuda uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetinden gerekçeli dayanaklarını gösterir, taraf ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı Veli Göçer'in diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket yararına, 3. bentte açıklanan nedenlerle her iki davalı lehine kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.01.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy