(6570 S. K. Geç. m. 7)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalıya ait taşınmazda 1.3.1998 tarihli ve 2 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı iken, 3. yıla uzayan dönem kirasını 4531 sayılı kanunla değişen 6570 sayılı kanun gereğince % 25 artış yaparak davalı hesabına yatırdığını, ancak davalı tarafça sözleşmede öngörülen artışa göre 2000 yılı Mart ve Nisan aylarına ilişkin bakiye kira bedeli üzerinden takip yapıldığını ve haciz baskısı ile icraya 664.500.000 TL yatırmak zorunda kaldığını bildirerek, yasal faiziyle bu bedelin istirdadını istemiştir.
Davalı, kira sözleşmesindeki artış oranının dolar üzerinden belirlendiğinden, 4531 sayılı kanunun uygulanmayacağını, bu nedenle davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 4531 sayılı kanunun TL ile yapılan sözleşmeleri kapsadığı bildirilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki 1.3.1998 başlangıç tarihli ve 2 yıl süreli kira sözleşmesi, 1.3.2000 tarihinde kiranın 6570 sayılı kanun gereği uzadığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf, 1.3.2000 tarihinde başlayan bu dönemdeki aylık kiranın neye göre tesbit edileceği hususundadır. Taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 8. maddesinde, 3. yıl yani 1.3.2000 tarihinde başlayan kira dönemindeki aylık kiranın 1100 Dolar olarak tesbit edildiği görülmüştür. Bu madde, yenilenen ve uzayan kira döneminin kirasının artırılarak tesbitine ilişkin bir hükümdür. Halbuki 16.2.2000 tarihli ve 4531 sayılı kanunun 1. maddesi ile 6570 sayılı kanuna eklenen geçici 7. maddeye göre, kira sözleşmelerinde kararlaştırılan kira paralarının 2000 yılında % 25 oranında artırılabileceği hükmü getirilmiştir. Davacının kiracı olarak bulunduğu taşınmazdaki yenilenen 1.3.2000 tarihli başlayan dönem için kiranın bir önceki ihtilafsız kirasına % 25 artırım uygulanarak ödenmesi gerekir. Bunun dışında, davacının yaptığı bir ödeme var ise yasaya aykırı olduğu için tahsiline karar verilmelidir. Mahkemece davacının % 25 artırım miktarından fazla bir ödeme olup olmadığı araştırılmadan, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.12.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy