(818 S. K. m. 535, 538)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 17.1.2000 tarihli sözleşme ile ortak oldukları lokantanın davalı tarafından haksız olarak fiilen kapatıldığını, mahkemece tespit edilen malara da el koyduğunu, bu malların yarısının kendisine ait olduğunu ileri sürerek fazlasını saklı tutarak 3.000.000.000 TL.nın faizi ile ödetilmesini talep etmiştir.
Davalı, lokantanın adına kayıtlı olup, borçlarını kendisinin ödediğini ve zor durumda kalınması nedeniyle kapatıldığını, sözleşme uyarınca bir ortağın diğer ortağın hissesini alabilmesinin sözkonusu olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne, 2.900.000.000 TL.nın dava tarihinden yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki adi ortaklığın varlığı tarafların kabulündedir. Davacı, idareci ortak olan davalının işyerini kapatıp kendisini sokmadığını bildirerek demirbaşların yarısının kendisine ait olduğunu ileri sürmüştür. İşyerinin fiilen kapandığı anlaşıldığına göre bu davadaki istemin netice itibariyle adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine yönelik olduğunun kabulü gerekmektedir. Ayrıca idareci ortak olduğu anlaşılan davalının da hesap verme yükümlülüğü vardır.
Adi ortaklığın ne şekilde sona ereceği BK.nun 535. maddesinde tasfiyenin nasıl ve kimler tarafından yapılacağı da 538 ve devamı maddelerinde gösterilmiştir. BK.nun 535/7. maddesine göre mahkemece adi ortaklığın feshine karar verildiğinde ortaklığın mal varlığının ne şekilde tasfiye edileceği de karar yerinde gösterilmelidir. Tasfiyenin BK.nun 538. ve devamı maddeleri gereğince yapılması için mahkemece öncelikle tarafların tasfiye hususunda anlaşıp anlaşamadıkları tespit edilmeli, tasfiyede anlaştıkları taktirde ona göre karar verilmelidir. Taraflar mevcut mal ve demirbaşların bölüşülmesinde ya da mal varlığının bir meblağ karşılığında diğerine bırakılmasında anlaşamadıkları taktirde mahkemece tayin olunacak bir tasfiye memuru marifetiyle bu malların satılarak tasfiyenin BK. 539 maddesi hükmüne göre şirketin borçları ödendikten ve ortaklardan her birinin şirkete yaptığı avanslarla şirket için yapılan masrafları ve sermayeleri iade olunduktan sonra bir şey kalırsa bunun taksimine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.12.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy