(4721 S. K. m. 227)
Dava: Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı ile 32 yıl önce evlendiklerini, kendisine miras yolu ile intikal eden taşınmazların satışından elde ettikleri para ve azda olsa davalının katkısı ile aldıkları arsa üzerine 3 katlı bina yaptıklarını, örf ve adetleri gereği taşınmazın tapu kaydının davalı adına tescil edildiğini, aralarında çıkan anlaşmazlık nedeniyle boşanma davası açıldığını, yoksulluğa düştüğünü belirterek, taşınmazın tapu kaydının yarısının adına tescilini, bu talebi kabul edilmez ise fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000.000.000 TL'nin yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, taşınmazın kendi kazancı ve ailesinden miras yolu ile intikal eden taşınmazların satışından elde edilen gelir ile alındığını, davacının katkısının çok az olup bu katkısı karşılığında dava konusu olan binanın 2. katındaki daireyi davacıya verdiğini, ancak kat mülkiyetine geçilmediği için tapu devrini gerçekleştiremediğini, davacının katkısından fazla talepte bulunduğunu bildirerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davacının tapu iptali tescil talebinin reddine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000.000.000 TL. nin dava tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınmasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Tarafların evliliklerinin boşanma ile sona erdiği, evliliğin devamı sırasında alınan arsanın ve arsa üzerine yapılan binanın her ikisinin müşterek katkıları ile yapıldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı arsanın alınması ve binanın yapılmasındaki katkısından dolayı fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000.000.000 TL'nin davalıdan alınmasını istemiş, davalı ise talebin fahiş olduğunu bildirerek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının % 25 katkı payı olduğu, taşınmazda bulunan dört ayrı bağımsız bölümün her birinin değerinin 7.000.000.000 TL olduğu açıklandığına göre taşınmazın toplam değeri 28.000.000.000 TL'dir. Bu durumda davacının % 25 katkı payına göre davanın 7.000.000.000 TL üzerinden kabulü gerekirken nitelendirmede yanılgıya düşülerek davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.01.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy