(1412 S. K. m. 75) (1086 S. K. m. 275)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı Vatan Hastanesinde omirilik ameliyatı olduğunu, ameliyatı anılan davalının istihdam ettiği diğer davalı anestezi uzmanı Dr. M.M' inde katıldığını, ameliyattan bir gün sonra sol gözünün görmez olduğunu, bu olaya davalıların kusurlu hareketlerinin neden olduğunu ileri sürerek şimdilik 210.000.000TL. maddi, 10.000.000.000TL. manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, olayda kusurlarının bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, ceza dosyası içindeki 22-23 Şubat 2001 tarihli Yüksek Sağlık Şurası raporu esas alınarak ve davalıların olayda kusurlarının bulunmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan 22-23 Şubat 2001 tarihli Yüksek Sağlık Şurası raporu, davalı doktorun ceza dosyasındaki savunması ve Türk Tabipler Birliğince hazırlattırılan 23.7.1999 tarihli muhakkik Yılmaz G. tarafından düzenlenen tahkikat raporu esas alınarak hazırlanmış olup, hastane evrakları ve özellikle bu evraklar içindeki 26.5.1998 tarihli bizzat davalı hastane tarafından düzenlenen rapora hiç değinilmemiştir. Öte yandan davalı doktorun kusursuzluğunun hangi maddi verilere dayandırıldığı açıklanmadığı gibi, olayda diğer davalı hastanenin kusurunun bulunup bulunmadığı da tartışılmamıştır. Bu itibarla alınan bu rapora itibar edilmesine olanak yoktur. Kaldı ki CMUK.75 maddesi hükmünce Yüksek Sağlık Şurası raporları ceza mahkemelerini bağlayıcı olup, hukuk mahkemesini bağlayıcı yönü bulunmamaktadır. Öyle ise mahkemece, gerektiğinde davacı asilinde hastane evrakları, ceza dosyası bu konudaki tüm belge ve bilgilerle birlikte Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine veya Üniversitelerden seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna sevki ile, davacının görme kaybında davalıların kusurlarının bulunup bulunmadığı, varsa miktarları konusunda taraf ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınmalı, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu hususun göz ardı edilerek, ceza dosyası içindeki yetersiz Yüksek Sağlık Şurası raporu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.1.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy