(2004 S. K. m. 50) (1086 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıların 25.8.1998 tarihli kira sözleşmesinin kefili olduklarını, kira bedelleri ödenmediğinden yaptığı icra takibine haksız itiraz edildiğini bildirerek, itirazın iptali ile %40 icra-inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar duruşmaya gelmemiş, beyanda da bulunmamışlardır.
Mahkemece, yetkili icra dairesi tarafından usulüne uygun tebliğ edilmiş bir ödeme emri mevcut olmadığından itirazın iptali davasının görülebilme şartları oluşmadığından, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile dava dışı kiracı MFB Limited Şirketi arasındaki 25.8.1998 tarihli kira sözleşmesini davalılar müşterek ve müteselsil kefil olarak imzalamışlardır. Davacı icra takibinde 8.6.2000 tarihli sözleşme ile 25.8.1998 tarihli sözleşmeye dayanarak talepte bulunmuştur.
İİK.nun 50. maddesine göre para veya teminat borcu için yapılacak takip HUMK.nun yetkiye ilişkin hükümlerinin kıyas yoluyla tatbik olunacağı şu kadar ki takibe esas olan aktin yapıldığı icra dairesinin de tygun olarak uygulanması yüzünden zarar görenlerce ( hukuku muhtel olanlarca ) açılmış davaların idari yargı yerinde görüleceği ifade edilmiştir. Bir idari karara dayanmayan, yahut plan ve projesine aykırı işlem nedeniyle bir sararın meydana gelmesi halinde bu eylemin haksız fiil niteliğini taşıyacağı ve bundan kaynaklanan davaların Adli Yargı yerinde görüleceği kuşkusuzdur. Bu durumda, davalı idare tarafından yapılan hafriyat çalışmasından kaynaklanan su sızması nedeniyle doğan zararın inançları birleştirme kararında öngörüldüğü biçimde oluşup oluşmadığının araştırılması, görev kusurunun açıklığa kavuşturulması ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Davalı idarenin bu yöne ilişkin itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 17.4.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy