(818 S. K. m. 251)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, 18.11.1998 tarihli, 2 yıl süreli sözleşme ile davalılardan kiraladığı işyerini tadilat yaptırarak çalıştırmaya başladığını, davalıların bu yeri kiralarken mülkiyeti ile ilgili dava bulunduğunu bildirmediklerini ve müdahalenin meni kararı uyarınca icra marifetiyle 28.1.2000 tarihinde tahliye etmek zorunda kaldığını bildirerek, erken tahliye nedeni ile 1.500.000.000TL. maddi tazminat, 1.500.000.000TL. kazanç kaybı ve 3.927.000.000TL. de tadilat gideri toplam 6.927.000.000TL.nın dava tarihinden yasal faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalılardan Uğur vekil olarak kira sözleşmesini imzaladığını ve hasım olmadığını, diğer davalıda sözleşmede davacıya izin almadan tadilat yaptırma imkanı tanınmadığını, davacının mülkiyeti ile ilgili davadan da haberdar olduğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalı Uğur hakkındaki davanın husumetten reddine, erken tahliye nedeni ile 450.000.000TL. mahrum kalınan kar bedeli ve 1.667.460.000TL. faydalı ve zaruri giderler bedelinin davalı Gülbahar'dan faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı Gülbahar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasında imzalanan kira sözleşmesinin özel şartlar bölümünde taşınmazın iyi halde ve kullanım amacına uygun halde teslim edildiği, kiralayanın muvafakatı alınmadan ilave ve eklenti yapılamayacağı kararlaştırılmıştır. Borçlar kanunun 251/son maddesinde kiracının ufak tefek ayıpları kiralayan ihbar koşulu ile ve kiralayan hesabına yapabileceği kabul edilmiştir. Oysa davacı tarafından yapılan tadilatların saptanan niteliğine göre ufak tefek tamirat olmadığı ve davalıdan da muvafakat alınmadığı anlaşılmıştır. Somut olaya göre de, 3. kişi tarafından açılan meni müdahale davası ile dükkan enkazını kaldırılmaması suretiyle müdahalenin menine karar verilmiş olup davalının sebepsiz zenginleşmesi de yoktur. Bu kalem isteğin reddi gerekir. Mahkemece yukarıda açıklanan nedenler gözetilmeksizin tadilat giderlerinin hüküm altına alınması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.1.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy