(1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı belediyenin yol çalışmaları nedeniyle ve talebi üzerine Kağıthane köprüsü üzerindeki tesisleri bir başka yere aktardıklarını, ancak davalının bu aktarma ( deplase ) bedelini ödemediğini ileri sürerek 3.471.721.454 TL asıl alacak 1.241.727.000 TL kur farkı ve 1.054.667.334 TL gecikme bedeli olmak üzere toplam 5.768.115.791 TL.nın dava tarihinden itibaren % 70 ve değişen oranlarda avans faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, davacı kuruma ait olan alt yapı tesislerinin deplase bedelini isteyemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle 3.471.721.454 TL asıl alacak, 1.241.727.452 TL kur farkı, 1.054.667.334 TL gecikme bedeli olmak üzere toplam 5.768.115.791 TL.nın dava tarihinden itibaren % 70 ve değişen oranlarda avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, kendilerine ait tesislerin deplase edilmesi nedeniyle yapılan işlerin karşılığı olarak 3.471.721.454 TL istemektedir. Davalı ise davaya karşı koyarak davanın reddini dilemektedir. Davacı deplase bedelini isteyebilir ise de bu miktarın ne kadar olduğunu yasal delillerle ispatlaması gerekir.
Davalı davaya karşı koymuş olmakla davacının tek taraflı hesabına dayanan ve bilirkişi raporuna esas alınan beyana itibar edilmesi mümkün değildir. Mahkemece, davacıdan deplase ile ilgili tüm doküman ve belgeler istenerek ve gerekirse mahallinde keşifte yapılarak talep edilen bedelin yapılan işe uygun olup olmadığı, yapılan işin bedelinin ne olabileceği hususunda taraf ve Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemenin bu yönü gözardı ederek yazılı şekilde eksik inceleme ile karar vermesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
3-Davacı bu davada kur farkı da talep etmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki deplase işi için kullanılan malzemenin ithal mal olması kur farkını talep için yeterli değildir. Davacı bu iş için yaptığı ödemeyi döviz olarak yapmış olması halinde ancak döviz olarak talepte bulunabilir. Davacı asıl alacakla ilgili talepte bulunurken dövizli malzeme bedelini TL.na çevirerek talepte bulunmuş olmakla da alacağını TL.na hasretmiş olmaktadır. Bu itibarla davacı, dövizden kaynaklanan kur farkını talep edemez. Mahkemece bu yön gözetilerek bu kalem hakkındaki isteğin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu isteğin kabulüne karar verilmiş olması da usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
4-Gecikme bedeli mahiyeti itibariyle faiz niteliğindedir. Bilirkişi raporuna göre de davalının temerrüde düştüğü tarih olan 25.11.2000 tarihinden itibaren oluşan gecikme faizi hesaplanmıştır. Kanunun amir hükmü gereğince faize faiz yürütülmesi mümkün değildir. Mahkemenin faiz niteliğinde olan gecikme bedeline de faiz uygulanacak şekilde hüküm tesis etmesi doğru değildir. Mahkemece asıl alacağa davalının temerrüt tarihi olan 25.11.2000 tarihinden itibaren faiz uygulaması gerekirken faize faiz yürütmeyi gerektirecek şekilde hüküm tesis edilmiş olması da kabul şekli bakımından usul ve yasaya aykırı olup, ayrıca bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2., 3. ve 4. bentler uyarınca temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 3.2.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy