(1086 S. K. m. 437)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 14.12.2000 tarihinde davalı müteahhidin yaptığı apartmanın 7 nolu dairesini satın aldığını, aynı tarihte buna ilişkin düzenledikleri sözleşmeye göre davalının sözleşmede belirtilen eksiklikleri yerine getirmediği takdirde 1.000.000.000 TL tazminat ödeyeceğini kabul etmesine ve bu konuda çekilen ihtara rağmen eksik işleri yerine getirmediğini ileri sürerek 1.580.000.000 TL eksik işler bedeli ile 1.000.000.000 TL tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşmede yazılı işleri ihtardan sonra yerine getirdiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmede kararlaştırılan eksik işlerin yerine getirildiğinden ifaya bağlı cezai şartın istenemeyeceğine, ancak yapılan işlerin ayıplı olması nedeniyle nefaset bedeli olan 1.230.000.000 TL.nın tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentler dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı Belediye Başkanlığına verdiği 10.7.2000 tarihli başvuru dilekçesinde çatının akma yaptığını, davalı yüklenicinin bu edimini tam olarak yerine getirmediği için iskan ruhsatı verilmemesi gerektiğini bildirdikten sonra 5.12.2000 tarihinde verdiği dilekçesinde çatı onarımının yapıldığını ve iskan verilmesinde sakınca bulunmadığını bildirmiş olup, bu bildirimi kendisini bağlar. Bu nedenle çatı onarımına ilişkin 400.000.000 TL.yi talep edemez. Mahkemece, bu kalem isteğin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3- Taraflar arasındaki kararlaştırmada satış sırasında mevcut olan parkelerin sistiresinin yapılarak, cilalanacağı vurgulanmış olup, mahkemece yapılan keşifte, parkelerin sistireli ve cilalı olduğu tespit edilmekle birlikte, kullanılan malzemenin düşük kaliteli olması nedeniyle 200.000.000 TL nefaset farkı ödenmesi gerektiği yolundaki rapora dayanılarak, bu kaleme yönelik talep kabul edilmiş ise de, parkelerin satım sırasında kaliteleri belli olup davalı da parkelerin sistire ve cilasını üstlenmiştir. Davalı bu edimini yerine getirdiğine göre, davacı bu kalem hakkında talepte bulunamaz. Mahkemece, davacının parke nefaset bedeli hakkındaki isteğinin reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının 2 ve 3 nolu bentler dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentte yazılı nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy