(3533 S. K. m. 1) (1479 S. K. m. 1, 7, 10, 15, 18)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı Sağlık Bakanlığı, hakemde açtığı davasında; davalı Bağ-Kur Genel Müdürlüğü sigortalılarına verdiği sağlık hizmetlerinden doğan 174.641.065.000 TL. alacağının faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı Bağ-Kur Genel Müdürlüğü fatura bedellerini ödediği için davanın reddini dilemiştir.
Davaya 3533 sayılı yasa gereği hakem sıfatı ile bakılıp davanın reddine, bu karara itiraz edilmesi üzerine de itirazın reddine kesin olarak karar verilmiştir. Davacı, itirazın reddine dair karar ile hakemce verilen kararların temyizi kabil olmadığından temyiz talebi ve dilekçesinin reddine ilişkin kararları temyiz etmiştir.
Kural olarak 3533 sayılı yasa hükümlerine göre verilen hakem kararları itirazı kabil olup, itiraz üzerine verilen kararlarda kesindir. Ancak hakemin yetki aşımı suretiyle görevi dışında vermiş olduğu kararlar temyiz edilebilir. Somut uyuşmazlıkta böyle bir yetki aşımı olup olmadığının irdelenmesi gerekir. 3533 sayılı Mecburi Tahkim Kanunu 1 inci maddesi gereğince; Umumi, Mülhak ve hususi bütçelerle idare edilen daireler ve belediyelerle sermayesinin tamamı devlet'e veya belediyeye veya hususi idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan ihtilaflardan adliye mahkemelerinin vazifesi dahilinde bulunanlar 3533 sayılı Mecburi Tahkim Kanununda yazılı tahkim usulüne göre halledilir. Bir uyuşmazlığa 3533 sayılı yasa hükümlerine göre bakılabilmesi için davanın her iki tarafın da yasanın birinci maddesinde sayılan kamu kurumundan olması gerekir. Taraflardan birisi yasada belirtilen kamu kuruluşu değilse davaya mecburi hakemde bakılamaz. Davacı Sağlık Bakanlığının 3533 sayılı yasada belirtilen kamu kurumu olduğu konusunda duraksama yoktur. Bağ-Kur Genel Müdürlüğünün statüsüne gelince; 1479 sayılı yasanın 1.maddesinin de Bu kanunda yazılı Sosyal Güvenlik hükümlerini uygulamak, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı olmak üzere esnaf ve sanatkârlar ve diğer bağımsız çalışanlar için Sosyal Sigortalar Kurumu Kurulmuştur. Kurum kısaca Bağ-Kur diye anılır. Kurum bu kanun ve özel hukuk hükümlerine tabi mali ve idari bakımından özerk bir kamu tüzel kişiliğidir. Hükmü yer almaktadır. 7.maddenin de, kurum görevlileri hakkında kamu iktisadi devlet teşekkülleri görevlilerine uygulanan yasaların uygulanacağı, 10.maddesinde bütçe ve kadrolarının yönetim kurulunca hazırlanıp Çalışma Bakanlığınca onanacağı, 15.maddesinde kurum gelirlerinin primler, cezaları, taşınır ve taşınmaz mallarının sağlayacağı gelirler ve gerekli hallerde genel bütçeden yapılacak yardımlardan oluşacağı 18.maddesinin de Kurumun muhasebei umumiye, artırma, eksiltme ve ihale kanunu hükümlerine, sayıştay'ın vize ve denetimine bağlı olmadığı kabul edilmiştir. Yasanın bu hükümleri gözetildiğinde davalı Bağ-Kur Genel Müdürlüğü 3533 sayılı yasada gösterilen, genel, katma ve özel bütçeli kuruluşlardan değildir. Sadece genel bütçeden gerektiğinde yardım almakta gelirleri ise primler, cezaları, taşınır ve taşınmaz mallarının sağlayacağı gelirlerden ibarettir. Görevlileri hakkında kamu iktisadi devlet teşekkülleri görevlilerine uygulanan yasaların uygulanması, sayıştayın vize ve denetimine artırma, eksiltme ve ihale kanunu hükümleri ile muhasebei umumiye kanununa tabi olmaması, bütçe uygulaması yönünden genel, katma ve özel bütçeli kuruluşlardan olmadığını gösterir. Bu açıklamalar gözetildiğinde Bağ-Kur Genel Müdürlüğü 3533 sayılı yasada gösterilen daire ve kuruluşlardan kabul edilemez. Uyuşmazlığın çözümünde hakem sıfatı ile mahallin yüksek dereceli hukuk hakimi görevli değildir. Davaya bakmak genel mahkemelerin görevi içinde kalır. Görevle ilgili düzenlemeler, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Usulü müktesep hak kuralı göreve ilişkin konularda uygulanmaz.
Bu açıklamalar ışığında; davaya bakmak genel mahkemelerin görevi içinde kaldığı halde mecburi hakem sıfatı ile ve yetki aşımı yapılarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hakem kararının yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 06.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy