(6762 S. K. m. 67/2)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya 5.265.000.000 TL bedelli bir adet hava kompresörünü satıp teslim ettiğini, 1.511.000.000 TL ödemeyi sehven dikkate almadan tüm bedel üzerinden takip yaptığını, bakiye bedel ödenmediğinden haksız itirazın iptali ile % 40 icra-inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya 27.3.2001'de 1.511.000.000 TL, 9.4.2001'de 1.000.000.000 TL olmak üzere toplam 2.511.000.000 TL ödeme yaptıklarını 12.4.2001'de de 1.000.000.000 TL bedelli çek keşide ettiklerini ancak davacının gelip teslim almadığını bildirerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece itirazın 2.754.000.000 TL üzerinden iptaline, bu miktarla takip tarihinden yasal faizi ile birlikte devamına ve taraflarca icra-inkar tazminatı ödenmemesine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ile davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK.nun 67/2. maddesi hükmünce icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardan olup, borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. Bunlardan ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip konusu alacak değerlendirildiğinde davacı lehine hüküm altına alınan asıl alacak üzerinden % 40 icra-inkar tazminatına karar verilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu, bu istemin reddi usul ve yasaya aykırı olup, davacı lehine bozmayı gerektirir.
3- 4.12.2001 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesi gereğince nispi tarife ile tespit edilen vekalet ücretinin maktu vekalet ücretinin yarısından az olamayacağından, davalı lehine takdir edilen vekalet ücretinin 87.500.000 TL.dan az olamayacağı gözetilmeden 74.600.000 TL vekalet ücreti takdiri de usul ve yasaya aykırı olup, davalı yararına bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince temyiz olunan kararın davacı yararına, 3. bent gereğince davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.2.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy