(818 S. K. m. 487)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dışı Fatma G'a taşınmazın kiraya verdiğini, davalının da sözleşmeyi müşterek borçlu olarak imzaladığını, aylık kiranın 225.000.000TL. olduğunu, 1.10.2000 tarihinden itibaren kira alacağını tahsil edemediğini, yaptığı icra takibinin de semeresiz kaldığını ileri sürerek toplam 2.555.000.000TL. kira alacağının aylık %10 akti faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya katılıp savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, davalının gönderilen isticvap davetiyesine rağmen oturumlara katılıp sözleşmedeki imzaya karşı çıkmadığı gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık 1.7.2000 başlangıç tarihli kira, sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Bu sözleşmede kiracı olarak yalnızca dava dışı Fatma G. gösterilmiş olup, kira süresi ise bir yıl olarak kararlaştırılmış ve davalı da bu sözleşmeyi müteselsil kefil ve müşterek borçlu olarak imzalamıştır. Sözleşmenin altına konulan bu ibare müşterek borçluluğu değil, müteselsil kefaleti ifade eder. Nitekim BK. 487. maddesinde de bu yön açıkça belirtilmektedir. İcra dosyası içindeki takip talepnamesinin incelenmesinden Ekim 2000 tarihine kadar olan kira borcunun ödendiği bu aydan sonra da iki aylık kiranın daha tahsil edildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalayan davalının sorumluluğu, sözleşmede kararlaştırılan bir yıllık süre ile sınırlı olduğundan ve 1.12.2000 tarihine kadar olan kiraların da ödendiği anlaşıldığından 1.12.2000-31.6.2001 tarihleri arasındaki 7 aylık kira borcuyla sınırlı tutulmalıdır. Mahkemenin bu hususu göz ardı ederek bir yıllık sürenin sonundaki dönem kira borçlarından da davalı kefili sorumlu tutmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 4.2.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy