(1086 S. K. m. 292, 293)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalılardan F. Y'ın kayınvalidesi, diğer davalı Jale K'un da baldızı olduğunu, her iki davalıya da borç olarak yurt dışından para gönderdiğini, davalıların borçlarını ödemediklerini ileri sürerek her bir davalıdan 2.500 Avusturya Şilininin ödeme günündeki TL. karşılığının tahsilini istemiştir.
Davalılar, gönderilen paraların borç olarak değil, karşılıksız yardım olarak gönderildiğini davacı adına her yıl kurban alıp kestiklerini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalıların savunmalarını ispat edemedikleri gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılarca temyiz edilmiştir.
Davacı, davalılara banka havalesi ile borç para gönderdiğini iddia etmiş, davalılar ise gönderilen paraların akrabalık ilişkisi nedeniyle karşılıksız yardım olarak gönderildiğini savunmak suretiyle ödünç ilişkisini inkar etmişlerdir. Bu durumda ödünç ilişkisinin varlığını davacı ispat etmek durumundadır. Her ne kadar davacı ile davalılardan F. Y. arasında damat-kayınvalide ilişkisi nedeniyle bu yönden HUMK. 293/1 maddesi hükmünce olayda tanık dinlenebilir ise de, dinlenen davacı tanıkları davacının davalıya ödünç para verdiğine ilişkin olarak beyanda bulunmamışlardır. Davacı iddiasını ispat açısından havale makbuzlarına dayanmış ise de dayanılan havale makbuzlarında bu paraların borç ya da ödünç olarak gönderildiğine ilişkin bir açıklama yoktur. O nedenle bu belgelere de delil olarak itibar edilmez.
Toplanan delillerden davacının iddiasını yasal delillerle ispat edemediği anlaşılmaktadır. Ne var ki davacı delil listesinin ( 8 ) sırasında "diğer yasal deliller" demek suretiyle yemin delilleri de dayanmış bulunduğundan davcıya yemin hakkı hatırlatılmalı, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu hususun göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 4.2.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy