(818 S. K. m. 61)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 185 ada 9 parsel üzerine, arsa sahipleri ile yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği, bina inşaa ettiğini, yine sözleşme gereği döşenen doğalgaz tesisatı ile ilgili uygunluk belgesi alıp, igdaşla müracaatla sayaç bağlattığını, binadan kendisine kalan daireleri sattığını, ancak kat maliklerinin doğalgaz aboneliğini kendi üzerlerine almamaları nedeniyle 1999 yılında kullanılan doğalgaz bedeli olarak 2.505.000.000 TL ödemek zorunda kaldığını, bir kısım kat maliki ve kiracının, payına düşen bedeli ödediği halde davalı Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait 2, 6 ve 8 nolu bağımsız bölümlerden kullanılan doğalgaz bedelinin malik Vakıflar idaresi ile daireleri kullanan diğer davalı kiracılarca ödenmediğini ileri sürerek davalıların arsa paylarına isabet eden bedelin, doğalgazı kullanan kiracılar ile birlikte Vakıflar idaresinden müşterek ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü, doğalgazı kullananın sorumlu olacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalı Şemsettin G'den 286.500.000 TL.nin davalı idare ile birlikte müteselsilen ve müştereken tahsili ile davalı Önder T'dan 82.200.000 TL.nın davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait dairelerin doğalgaz abone sözleşmesinin davacı adına olduğu, içinde oturan Vakıflar idaresi kiracılarının kullandıkları doğalgaz bedelini, davacının ödediği hususu taraflar arasında tartışmasızdır. Bu durumda, doğalgaz sarfiyatını yapan Vakıflar idaresi dışındaki davalıların, davacının bu sarfiyat bedellerini ödemesiyle, sebepsiz zenginleştikleri anlaşılmaktadır. Vakıflar idaresinin herhangi bir sebepsiz zenginleşmesi bulunmadığı gibi, kiracıların sarfettiği doğalgaz bedellerini ödeyeceklerine dair herhangi bir taahhütleri de bulunmamaktadır. Mahkemece bu hususlar göz önüne alınarak Vakıflar Genel Müdürlüğü yönünden davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.2.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy