(818 S. K. m. 126, 132)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilâmda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 24.8.1987 tarihli vekaletname ile vekil tayin ettiği davalının, adına kayıtlı taşınmazların kamulaştırılması nedeniyle, bankaya yatırılan kamulaştırma bedellerini bankadan çektiği halde kendisine ödemediğini ileri sürerek, çekilen paranın denkleştirici adalet ilkeleri gereği ulaşacağı değer karşılığı 656.000.000 TL'nin fazla hakları saklı kalmak üzere tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, talep edilen paranın bankadan çekilme tarihinin 7.3.1989 olup yasada öngörülen zaman aşımı süresinin fazlasıyla geçtiğini, kaldı ki, çektiği parayı masraflar düşüldükten sonra davacıya hissesi oranında ödediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 650.000.000 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalının, davacının vekili olduğu ve davacı adına bankaya yatırılan kamulaştırma bedelinin 7.3.1989 tarihinde davalı tarafından vekaleten bankadan çekildiği tarafların kabulündedir. Davalının zaman aşımı itirazı, mahkemece, davalının, davacının vekili olup halen vekaleten azledilmediği ve bu nedenle vekalet ilişkisi devam ettiği müddetçe zaman aşımının işlemeye başlamayacağı gerekçesiyle zaman aşımı itirazının reddine ve denkleştirici adalet ilkeleri uyarınca davanın kabulüne karar verilmiş ise de BK 132. maddesinde zaman aşımının cereyanına mani olan ve zaman aşımını tatil eden sebepler tahdidi olarak sayılmıştır. Bunlar arasında vekalet ilişkisinin devam etmesi halinde zaman aşımı işlemeyeceğine ilişkin bin hüküm bulunmamaktadır. Dairemizin öteden beri sapma göstermeyen kararlarında kabul edildiği gibi vekalet sözleşmesinde zaman aşımı, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren işlemeye başlar. BK. 126/4 maddesinde vekalet akdinden doğan davalarda zaman aşımı süresi 5 yıl olarak belirlenmiştir. Tarafların kabulünde olduğu gibi, paranın bankadan çekilme tarihi olan 1989 tarihi ile dava tarihi olan 20.12.1999 tarihleri arasında yasada öngörülen 5 yıllık zaman aşımı süresi fazlasıyla geçtiğinden davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 bentte yazılı nedenlerle sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine 25.2.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy