(818 S. K. m. 523)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, davalılarla zeytin alım işlemesi ve pazarlaması hakkında adi ortaklık sözleşmesi yaptıklarını, ancak davalıların hesap vermediklerini ileri sürerek şimdilik 8.650.000.000 TL. ortaklık payının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davacı ile ortaklıkları bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalılar, ortaklık sözleşmesini kabul etmekle birlikte hayata geçmediğini iddia etmektelerse de taraflar arasındaki sözleşme, ayrıntılı olarak ve 10 yıllık süre ile düzenlenmiş olup, adi ortaklığın varlığına delalet eder. Sözleşmede tarih bulunmaması sözleşmenin geçersiz olduğunu göstermez. Esasen sözleşme içeriğinden vergi kaydının davalılardan Cingal Madeni yağ Alver yakıt Kök Boya tip Gaz Oto Komisyon Nalburiye Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına olacağı kararlaştırılmış olup vergi ve benzeri masraflardan üç ortağın da sorumlu olacağı belirtilmiştir. BK. 523/2. maddesi gereği zararın ortaklar arasında eşit olduğunu hakkında ki kararlaştırma karın da üç ortak arasında eşit olduğu anlamına gelir. Somut olayda davacı, yönetici ortak olan davalılardan zeytin satışından hissesine düşen kar payının ödenmediğini ileri sürmektedir. Şu duruma göre, idareci ortak olan davalıların her yıl en az bir defa verme yükümlülüğü yasa hükmü gereği olup bu sürenin hiçbir zaman uzatılmayacağı da yine yasa hükmü gereğidir.
Mahkemece davalılardan idareci ortaklardan hesap istenmeli verilen hesapta taraflar uzlaşamamaları halinde şirkete ait tüm belge ve kayıtlar ile buna ilişkin davacı ve davalıların ileri sürecekleri diğer deliller toplanıp bilirkişi incelemesi yaptırılarak dava konusu döneme ait net kar payının belirlenip bundan davacı hissesine düşen miktarın hesaplanmasından sonra bu miktar hakkında davanın kabulüne karar vermek gerekirken, aksine düşünceler ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy