(1086 S. K. m. 38, 80) (6762 S. K. m. 179)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı şirketten ihale yoluyla reçel satın aldığını, garanti süresinde bozulduğunu, yenileri ile değiştirilmediğini, temsilciye karşı açtıkları davanın husumetten reddedildiğini ileri sürerek, 1.311.286.685 TL.nin reeskont faizi ile ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket ortaklarından Saniye A. şirketin tasfiye edildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davadan önce tüzel kişiliğini kaybeden şirket aleyhine dava açılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, dairemizin 16.5.2000 günlü ilamı ile bozulmuş, mahkemece verilen direnme kararı HGK.nun 24.10.2001 günlü ilamı ile eylemli uyma bulunduğundan yeni kararın temyizen incelenmesi için dosya dairemize gönderilmiştir.
Mahkemenin eylemli olarak uyduğu bozma ilamımızda, davalı A... Koll.Şti.nin, davacıya mal tesliminde bulunduktan sonra ve eldeki davanın açılmasından önce 13.6.1996 tarihinde tasfiye edilerek ticaret sicilindeki kaydının silindiği, tüzel kişiliğin sona ermesi ile birlikte taraf olma ehliyetinin de sona ereceği ve ilke olarak varlığı son bulmuş tüzel kişiliğe karşı dava açılmayacağını ne varki, hiç kimsenin varlığı sona erdiğini bildiği bir şirket aleyhine dava açmayacağı karinesinden hareketle, bunun bir yanlışlığa dayalı bulunduğunu kabul edilmek suretiyle, son bulan tüzel kişiliğin borçlarından dolayı yasal sorumlulukları bulunan kişiler aleyhine davaya devam edilmesinin usul ekonomisine uygun olduğu, HUMK.nun 80. maddesi çerçevesinde davacı tarafa tüzel kişiliği son bulmuş, şirket aleyhine dava açma şeklindeki yanlış işlemini düzeltme ve böylece yasal sorumluluk altındaki ortaklara karşı davaya devam edebilme olanağı tanıması TTK 179. madde uyarınca da ortaklara dava açılabileceği gözetilerek yargılamaya devam edilmesi gerektiği belirtilmiştir. İlamda açıklanan şekilde işlem yapılması gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 28.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy