(1086 S. K. m. 288, 289)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı şirketin soğuk hava deposuna 1997 yılı Ekim ayında koyduğu 1545 kasa elmadan 100 kasasını aldığını, kalan kısmın kendisinden habersiz davalı tarafından satıldığını, elma bedeli ile kasaların bedelinin kendisine verilmediğini bildirip, 1.387.000.000 TL elma bedeli, 361.250.000 TL kasa bedeli olmak üzere toplam 1.748.450.000 TL.nın reeskont faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, elmaların davacı talimatı ile satıldığını, alıcıdan elma bedeli ile kendi alacaklarına karşılık aldıkları 3.150.000.000 TL.lık müşteri çekini tahsil etmesi ve alacağından fazlasını iade etmek üzere davacıya verdiklerini, davacıdan alacaklı olduklarını bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 922.000.000 TL.nın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafından, davalıya ait soğuk hava deposuna bırakılan elmaların, mahkemenin de kabulünde olduğu gibi davalı tarafından satıldığı, davalının müşteriden aldığı 3.150.000.000 TL.lık çeki davacıya verdiği ve çek bedelinin davacı alacağından fazla olduğu hususu taraflar arasında çekişmesizdir. Davacı, bu çekin alacağına karşılık değil de, çekin keşidecisini araması için verildiğini bildirmiş, davalı taraf ise, çekin davacıya alacağına karşılık ve tahsil edildiğinde alacağından fazlasını kendilerine iade etmek üzere verildiğini savunmuştur. Dosyadaki davacı vekilinin 17.7.2001 tarihli layihasındaki beyanında bu çeki davacının alacağına karşılık davalıdan aldığı ve vadesinde ödenmediği için avukata verildiği bildirilmektedir. Davacı vekilinin bu beyanı davacıyı bağlayacağından hayatın olağan akışına da uygun olan davalı tarafın savunmasının doğrulandığı anlaşılmaktadır. Davacı, ödenmeyen çek bedelinden davalının sorumlu olduğunu ileri sürmekte ise de davacı davalıdan aldığı ve tahsil edemediği çeki davalıya iade ettiğini veya tahsil edilemeyen çeki davalının talimatı ile onun adına avukata verdiğini kanıtladığı taktirde alacağını davalıdan isteyebilir. Davacı bu iddiasını yasal delillerle kanıtlayabilir. Olayda miktar itibariyle ve karşı tarafın açık muvafakati olmadıkça HMUK'nun 288-289. maddeleri gereği tanık dinlenemez ve tanık beyanlarına da dayanarak hüküm de kurulamaz. Davacı yazılı belge ibraz ederek bu iddiasını kanıtlayamamış ise de davacının delil listesinde açıkça yemin deliline dayandığı anlaşıldığından, davacıya bu savunması doğrultusunda davalıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.3.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy