(818 S. K. m. 266)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, eşine ait daireyi 28.9.1995 tarihli kira sözleşmesi ile davalıya kiraladığını, davalının tahliyesi sonrası yaptırdığı delil tespitinde mecurdaki hasarın 712.447.500 Tl., kira kaybının ise 40.833.333 Tl. olduğunun anlaşıldığını, delil tespiti için 80.000.000 Tl. masraf yaptığını, kombideki arızanın 10.000.000 Tl.na giderildiğini,davalıya ihtarname çekmek için 14.554.540 Tl. harcadığını ileri sürerek toplam 857.836.373 Tl.nın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, taşınmaza zarar vermediğini, davacının iddia ettiği hasarların çoğunun önceki kiracı tarafından yapıldığını, diğer hususlarında doğru olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu benimsenerek hasar bedeli 438.000.000 Tl, kira kaybı 35.000.000 Tl. ve ihtarname masrafı toplamı olan 487.455.540 Tl.nın davalıdan dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline hükmedilmiş, hüküm her iki tarafça da temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasında düzenlenmiş bulunan 28.9.1995 başlangıç tarihli kira sözleşmesinde, kiralananın davalı kiracıya eski ve hasarlı olarak teslim edildiğine dair belirleme bulunmamaktadır. BK.nun 266/son maddesi hükmü gereği, kiracının kiralananı iyi bir halde tesellüm etmiş olduğunun kabulü gerekir. Davalının, taşınmazın hasarlı olarak kendisine teslim edildiğini daha önceki kiracıya gönderdiği ihtarname ile ispat etmiş sayıldığının kabulü mümkün değildir. Bir başka deyişle, davalının kendisinden önceki kiracıya çektiği ihtarname esas alınarak taşınmazın davalıya hasarlı vaziyette teslim edildiğinin kabulüne hukuken olanak yoktur. Davalı bu hususta başkaca bir delilde getirmediğine göre mecuru sağlam bir vaziyette kiraladığının kabulü zorunludur. Tespit bilirkişi raporunda belirtilen hususlarında mahiyeti itibariyle hor kullanma sonucu oluştuğu anlaşılmaktadır. Mahkemece yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu kira sözleşmesini esas almadan düzenlendiği gibi taraflarca bu rapora da itiraz edilmiştir. Mahkemece az yukarıda açıklanan hususlar da dikkate alınmak suretiyle, tarafların vaki itirazları hakkında oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden rapor aldırılmak veya önceki bilirkişilerden ek rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemenin değinilen bu yönleri gözardı ederek yazılı şekilde hüküm tesis etmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Davacının delil tespit yaptırırken 20.000.000 Tl. vasıta ücreti ödediği tespit dosyası kapsamından anlaşılmaktadır. Taksi ücreti olarak ödenen bu miktarında yargılama gideri kapsamında kabul edilerek hükme esas alınması gerekirken bu hususun gözardı edilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan hükmün 2 numaralı bent gereğince davacı ve davalı 3 numaralı bent uyarınca da davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 3.3.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy