(1163 S. K. m. 2) (1086 S. K. m. 293) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evraklar üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, Dinarsu Konut Yapı Kooperatifine üye iken kardeşi olan davalının imzasını taklit ederek 10.9.1990 tarihli sahte bir kooperatif hisse devri dilekçesi düzenleyerek adına kaydettirdiğini, hisseye tekabül eden daireyi de tapuda üçüncü bir şahsa sattığını ileri sürerek, dairenin değerinin tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının vaki itirazının iptali ile %40 tazminatının ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya ait üyelik hakkını satın alarak 1990 yılından itibaren aidatları kendisinin ödediğini, davacının devir dilekçesini imzalanmış halde kendisine verdiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 500.000.000TL.lik icra takibine yapılan itirazın iptaline, inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı kardeş olup davacı kendisine ait kooperatif hissesini satmadığı halde, davalı tarafından düzenlenen bir sahte belge ile davalı adına kooperatifte devredildiğini ve daha sonra davalı tarafından, dava dışı 3. kişiye satıldığını bildirip, taşınmazın bedelini istemiştir. Satıma konu kooperatif hissesidir. Davacı, satım ilişkisinin mevcut olmadığını, iddia etmiş ise de, davalı, dava konusu hissenin davacı tarafından satıldığını savunmuştur. Taraflar kardeş olduğu için HUMK. 293/1 maddesi gereği, satım ilişkisinin ispati için olayda tanık dinlenebilir. Nitekim dinlenen tarafların babası ve kardeşi olan Hüsrev D. ve Hasan D. beyanlarında, dava konusu kooperatif hissesinin davacı tarafından davalıya satıldığını bildirmişlerdir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 2. maddesi gereği de kooperatif hissesinin devri şekle tabi değildir. Bu nedenle, davalı tarafından kanıtlanan satım ilişkisi geçerlidir. Davacı, davalıdan her hangi bir talepte bulunamaz. Açıklanan hususlar göz önünde tutularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.1.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy