(818 S. K. m. 39)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilâmda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının annesinin maliki olduğu taşınmazın satışı hakkında davalının annesi ile tellallık sözleşmesi düzenlediklerini, dairenin Donya B.'a satılması hakkında anne Nursel Y. ile uzlaşma sağlandığını, ancak davalının, şifai anlaşmayı yazılı hale getirmek için hareket ettiğini söyleyerek 29.7.1999 tarihli "satış sonrası alım satım ve komisyon sözleşmesini" imzalayıp 250.000.000 TL kaporayı aldığı halde davalı ve anne Nursel Y.'nin gerekçe göstermeden satıştan vazgeçtiklerini bildirdiklerini, komisyon ücretinin tahsili hakkında Nursel Y. hakkında açtıkları davanın, davalının Nursel Y.'nin yetkili temsilcisi veya vekili olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, bu nedenle davalının BK.39 maddesi gereği sorumlu olduğunu ileri sürerek komisyon ücreti olarak uğradıkları gelir kaybı olan 495.000.000. TL'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının kendisinin yetkisiz temsilci olduğunu bildiğinden BK.39 maddesi gereği sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki 29.7.1999 tarihli "satış sonrası alım-satım ve komisyon sözleşmesi"ni davalı, annesi Nursel Yüce adına imzalamıştır. Davacının önceden Nursel Yüce ile 20.2.1999 tarihli komisyon sözleşmesi yaptığı davacı ile Nursel Yüce arasında görülüp sonuçlandırılan Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2000/59-440 sayılı dosyasından anlaşılmaktadır.
Davalı, sözleşmeyi annesi adına düzenlemiş olduğuna, davalının annesinden aldığı bir vekaletnamenin de bulunmadığına göre bu sözleşmeyi mümessil sıfatını takınarak imzaladığının kabulü gerekir. BK.39 maddesine göre mümessil olarak imza edene icazetten sonra sarahaten veya zimmen imtina olunursa akdin sahih olmamasından tahaddas eden zararın tazmini zımnında, mümessil sıfatını takınan kimse aleyhinde dava ikame olunur. Fakat bu kimse diğer tarafın selahiyeti bulunmadığına vakıf olduğu veya vakıf olması lazım geldiğini ispat ettiği takdirde davaya mahal yoktur. Somut olayda davacı icazetin varlığını yasal delillerle ispat etmiş değildir. Fakat davacı limited şirket olup tacirdir. Önceden davalının annesi ile 20.2.1999 tarihinde bir sözleşme yapıp sonradan davalının annesinin bir vekaletnamesi olmadan yetkili mümessil olmadığını bile bile davalı ile davaya konu sözleşmeyi yapmış olmakla davalıdan istemde bulunması mümkün değildir. Durum böyle olunca davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA,peşin harcın istek halinde iadesine, 27.2.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy