(7201 S. K. m. 21)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının tahakkuk eden elektrik borcunu ödemediğini, tahsili için giriştiği icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını ve davalının %40 icra inkar tazminatı ile mahkümiyetine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, itirazın iptaline takibin 1.976.758.384 Tl. üzerinden devamına, inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş hükmü davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dilekçesinin, davalıya Tebligat kanunun 21. maddesine göre tebliğ edilmek istendiği, tebliğ mazbatasının arkasına verilen meşruhattan anlaşılmaktadır.
Tebligat Kanunu 21 maddesine göre kendisine tebligat yapılacak kimse, gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden çekinirse, tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut memuruna imza karşılığı teslim eder ve tüsellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça, en yakın komşularından birine bildirir ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır. Tebligat tüzüğünün 28. maddesinin 1. fıkrası uyarınca da, tebliğ memurunun muhatabın adreste bulunmama sebebini bilmesi, muhtemel olan komşu kapıcı gibi kimselerden veya o yerin muhtar veya ihtiyar kurulu üyelerinden veyahut zabıta amir veya memurlarından soruşturularak vaki olacak beyanı, tebliğ mazbatasına yazıp, altını imzalatması gerekir. Bu yön özellikle tebligat kanunun 23 ve Tüzüğün 33 maddeleri hükmünde de ayrıca vurgulanmıştır.
Davalıya çıkartılan, dava dilekçesinin tebliğine dair tebligat parçası incelendiğinde, arkasına kaşe basıldığı, kaşenin boş yerlerinin doldurulduğu " muhatap Tevziat saatlerinde adreste bulunamadığından komşusu Tümay Özdilek'in şifahi beyanına göre, adres kapalı olduğundan ilgili mahalle muhtarına tebliğ edildi "meşruhatı verilip tevziat memurunca imzalandığı ve muhtara imzalatıldığı saptanmıştır. Görülüyor ki, tebligat işlemi, kanun ve tüzük hükmüne uygun yapılmamıştır. Nitekim, yukarıda açıklandığı gibi, tüzükte belirtilen kimselerden gerekli soruşturmanın yapılıp yapılmadığı tebliğ mazbatasında belirtilmemiş en önemlisi de, tebligat yapılacak kişinin adreste bulunmama sebebini bilmesi, muhtemel olan komşu yönetici, kapıcı muhtar, ihtiyar kurulu veya meclis üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek, beyanlarını tevsik etmemiş, böylece bütün yönler anlamsız kalmıştır. Oysa tüzüğün 28. maddesinin 1. fıkrası hükmünün, aynen yerine getirilmesi halinde, tebligat memurunun gerçekten muhatabın evine gittiği ve fakat evinde bulunmadığı tevsik edilmiş olur. Dava dilekçesinin davalıya yasa ve tebligat tüzüğü hükümlerine uygun şekilde tebliğ edilmediğinden davalının savunma hakkının kısıtlandığının kabulü zorunludur. Mahkemece bu yönler gözardı edilerek, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına peşin harcın istek halinde iadesine, 27.2.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy