(1086 S. K. m. 438)
Davacı, 01.03.1998 tarihli kira sözleşmesi ile davalıya ait iş hanının oda başılığını yapmak üzere anlaştıklarını ve ayrıca çay ocağı ve büfe işletmeciliği yapmak için de iş hanındaki bağımsız bölümlerden birisini kiraladığını, davalıya 2.500.000.000 TL. elden ödediğini, ayrıca İSKİ için de masraflar yaptığını, ancak göreve başladıktan sonra iş hanının ruhsatsız ve imar mevzuatına aykırı inşa edilmesi nedeniyle iş yapamadığını ileri sürerek davalıya elden ödediği 3.500.000.000 TL. ve gelirinden mahrum kaldığı odabaşlık, çay ocağı ve büfeden dolayı da 12.000.000.000 TL. olmak üzere toplam 15.000.000.000 TL.nın tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın yersiz olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemenin 16.2.2001 günlü ve 1998/536-2001/158 sayılı kararıyla 5.150.000.000 TL.nın davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı avukatının temyizi üzerine Dairemizin 2.10.2001 gün 6644-8558 sayılı ilamıyla davalının diğer temyiz itirazları reddedilerek, davacının 3.500.000.000 TL.nı davalıya elden ödediğini yasal delillerle ispat edemediği, ne var ki yemin deliline dayandığı, davacıya bu yönden yemin delili hatırlatılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekçesiyle bozulmuş; Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davalının teklif edilen yemini eda ettiği davacının 2.500.000.000 TL.nı davalıya elden verdiğini ispat edemediği gerekçesiyle 2.650.000.000 TL.nın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dairemiz bozma ilamından sonra davacı taraf verdiği 28.5.2002 havale tarihli dilekçesi ile %60 oranında yasal faiz talep etmiştir. Davacı her ne kadar ilk dava dilekçesinde faiz talebinde bulunmamış ise de, faiz hususunda, ayrıca bir dava açabileceği gibi, dava konusu olayda olduğu üzere yargılama aşamasında da faiz talebinde bulunabilir. Davacı, 28.5.2002 havale tarihli dilekçesi ile faiz talebinde bulunduğu için mahkemece %60 oranını aşmamak üzere dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönü göz ardı ederek yazılı şekilde hüküm tesis etmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK. nun 438/7 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bent uyarınca mahkeme kararının hüküm bölümünün birinci bendinin sonuna eklenmek üzere aynen (kabul edilen miktara dava tarihinden itibaren %60 oranının aşmamak üzere değişen oranlarda yasal faiz yürütülmesine) söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA,10.3.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy