(4721 S. K. m. 706) (818 S. K. m. 61, 66, 125, 213) (2644 S. K. m. 26)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıların murisi Ertan D'dan 12.6.1995 tarihli adi yazılı sözleşme ile 1.230.000.000 TL. bedelle kooperatif tarafından yaptırılan binadan davalıların murisi Ertan'a düşecek 9 nolu daireyi satın aldığını, 22.12.1996 tarihinde davalıların murisi Ertan'ın vefat ettiğini, mirasçıları olan davalıların sözleşme hükümleri gereği daireyi adına tescil ettirmekten kaçındıklarını, ödenen satış bedelinin de iade olunmadığını bildirip, öncelikle tapunun iptali ile adına tesciline olmazsa satın alınan dairenin dava tarihindeki değerini, buda olmazsa daire bedeli olarak yaptığı her bir ödemeyi ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalılar, satışın geçersiz olduğunu, bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, satış bedelinin ödenmediğini bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, satış geçersiz olduğundan tapu iptal ve tescil istenemeyeceğinden, ayrıca ödenen bedelinde dava, sebebsiz iktisap hükümlerine göre BK.66.maddesindeki bir yıllık süre geçirilerek açıldığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, arsa sahibi olan davalıların murisinin kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile verdiği arsasına karşılık yapılan binadan kendisine düşen daireyi, 12.6.1995 tarihli adi sözleşme ile satın aldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında yapılan sözleşme MK.706, BK.213 ve TK. 26.maddesi gereği resmi şekilde yapılmadığı için geçersizdir. Geçersiz sözleşmeye göre taraflar verdiklerini aynı anda birbirlerine iade ile yükümlüdürler. Davacı, geçersiz sözleşmeye dayanarak ödediği bedelin tahsilini istemektedir. Haricen taşınmaz satışına ilişkin sözleşmelerde,7.6.1939 tarih ve 1936/31 esas 1939/47 karar sayılı içtihadı birleştirme kararında açıklandığı üzere, Borçlar Kanunun 61 ve 66. maddelerindeki zaman aşımı uygulanmaz. Aynı kanunun 125.maddesindeki 10 yıllık zamanaşımı uygulanır. Bu süre sözleşeme ve davanın açılış tarihine göre dolmamıştır. Mahkemece, işin esasına girilerek, sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçelerle kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 5.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy