(1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı Belediyenin başlattığı kendi evini kendin yapı 2. etap projesi kapsamında kendisine tahsil edilen parselin ½ hissesinin bedeli olarak 8.500.000 Tl. ödediğini, projenin iptal edildiğini ileri sürerek taşınmazın adına tescilini tescil mümkün olmazsa dava tarihindeki değeri olan 5.000.000.000 TL. nın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, idari yargının görevli olduğunu, zorunlu nedenlerle projenin iptal edildiğini, davacının ödediği parayı istemeyerek zararın artmasına neden olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak taşınmazın dava tarihindeki değeri olan 5.000.000.000 Tl.nın tahsiline, tescil isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece hükme esas alınan 13.3.2002 tarihli bilirkişi raporunda, davacısı ayrı olan 3. şahsın açtığı bir başka davadaki bilirkişi raporu esas alınarak o davanın açıldığı tarih olan 1999 yılındaki taşınmazın rayiç değeri 2.500.000.000 Tl.na 1999 yılından bu davanın açıldığı tarihe kadar yasal faiz uygulanması suretiyle dava konusu arsanın dava tarihindeki bedeli bulmuştur. Hemen belirtmek gerekir ki, eldeki davanın davacısı olmadığı başka bir dava dosyasındaki veriler ve rakamlar bu davaya esas alınamaz. Kaldı ki, davalı bu tür bir hesaplamaya itirazda bulunmuştur. Mahkemece, taşınmazın bulunduğu etapta uzman bilirkişi marifetiyle kesif yapılarak davacı ve davalıdan dava konusu taşınmazı göstermeleri istenmeli, tarafların beyanlarından ve dosyadaki bilgi ve belgelerden taşınmazın bulunduğu yerin neresi olduğunun belirlenememesi halinde, bu etap üzerinde ortalama değer konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılıp dava tarihi ( İfanın imkansız hale geldiğini öğrendiği tarih ) itibariyle ikame değerinin belirlenmesi, taleple de bağlı kalınarak hasıl olacak sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemenin bu yönü göz ardı ederek, eksik ve hüküm kurmaya elverişli bulunmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen sebeplerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 4.3.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy