(1086 S. K. m. 10) (818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın yetkisizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı şirketle aralarında ayakta Muayene ve Tedavi sözleşmesi imzalandığını, ancak davalı şirket çalışanlarının haksız eylemi sonucu, muayene olmayan hastaların muayene edilmiş gibi, yapılmayan tetkik ve incelemelerin yapılmış gibi gösterilerek kurumdan fazla tahsilat yapıldığını belirterek fazla yapılan ödeme ile sözleşmenin 30 maddesi gereği cezai şart alacağı olan toplam 10.261.367.070.850 Tl.nın davalılardan muteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalı, Armağan T., davaya bakmanın Karşıyaka Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkisi içinde kaldığı, Gökten uluşan ise İzmir Mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle yetkisizlik itirazında bulunmuş, diğer davalıların yetkiye ilişkin itirazları olmadığı gibi Dusaş ltd. Şti.ne dava dilekçesi tebliğ edilememiştir.
Mahkemece, davacının talebi haksız fiile dayalı olduğu haksız fiilin İzmir'de işlendiği, davada birden fazla davalı bulunması halinde ortak yetkili mahkeme İzmir'de dava açılabileceği gerekçesi ile tüm davalılar için yetkisizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık ayakta Tedavi ve Muayene sözleşmesine aykırı hareket ile haksız fiile dayalı tazminat isteminden kaynaklanmaktadır. Davacı Dusaş ltd. Şti. için sözleşmeye aykırı davranmaktan şirket çalışanları için ise haksız fiil ile davacı kurumu zarara uğrattığından dolayı talepte bulunmuştur.
Mahkemenin HUMK. 21. ve 9/3 maddesi ile HGK nu 24.2.1984 tarih, 11/772-153 sayılı kararı gereğince haksız fiilin birden fazla kişi tarafından işlenmesi halinde, haksız fiilin işlendiği yer mahkemesinin taraflar için ortak yetkili mahkeme olduğunu kabul etmesi ve haksız fiile dayalı olarak aleyhlerine dava açılan ancak yetkisizlik itirazında bulunmayan davalılar içinde yetkisizlik kararı vermesi ilke olarak doğrudur. Ancak bu ilke davanın sadece haksız fiile dayalı olarak açılması halinde uygulanması gerekir. Oysa yukarda belirtildiği üzere davacı sözleşmeye aykırı davranmaktan dolayı sözleşmenin 30. maddesi gereğince 8.448.961.875 Tl. cezai şartta istemektedir. Davacı ile davalı Dusaş ltd. şti arasında yapılan sözleşmesinin 30. maddesinde "sağlık İşletmesi, kuruma gösterilen rapor ve fatura içeriğinde gönderilen işlemlerin ( tetkik, tedavi ) yapılmaksızın veya faturalarda yer almaması gereken basit sıhhi sarf malzemelerinin faturalandırıldığının saptanması halinde, sözleşmenin tabi olduğu fiyat tarifesinin ve faturalandırılan malzeme bedeli toplamının 5 katı tutarında parayı nakit olarak kuruma geri ödemeyi kabul ve taahhüt eder" hükmü vardır. Diğer bir deyişle davacı sözleşmenin tarafı olan Dusaş ltd. Şti.den sözleşmeye dayanarak talepte bulunmaktadır. Bu davalı için uyuşmazlık sözleşmeden kaynaklanmaktadır. Haksız fiil için öngörülen yetki kurallarının sözleşme ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda uygulanması mümkün değildir. Davacı ile davalı Dusaş ltd. Şti. arasındaki sözleşmenin 38. maddesinde sözleşme uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarda Ankara mahkemelerinin yetkili olacağına dair yetki sözleşmesi yapılmıştır. Bu nedenle davacı ile davalı Dusaş ltd. Şti. arasındaki uyuşmazlıkta Ankara mahkemeleri yetkilidir.
Öte yandan davalı şirket yetkisizlik itirazında bulunmadığı gibi dava dilekçesi dahi tebliğ edilmemiştir. Bu durumda sözleşmeye dayalı olarak talepte bulunulan davalı Dusaş ltd. şti. için de yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 6.3.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy