(6762 S. K. m. 83) (818 S. K. m. 538)
Dava ve Karar: Ö. Y. vekili avukat A. A. ile A. Y. vekili avukat O. A. aralarındaki dava hakkında İskenderun 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 4.7.2001 tarih ve 582-575 sayılı hükmün Dairenin 27.11.2001 tarih ve 10093-11051 sayılı ilamiyle onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
Davacı, davalının üstlendiği İskenderun Demir Çelik A.Ş. nin manipülasyon işini yapmak üzere aralarında adi ortaklık kurduklarını, idareci ortağın davalı olduğunu, sözleşme şartlarına uymadığını bildirip, ortaklığın karının tesbiti ile şimdilik payına karşılık 20.000.000.000 liranın faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının sözleşme şartlarına uymadığını, yükümlülüklerini yerine getirmediğini bildirip, davanın reddine savunmuştur.
Mahkemece, davalının TTK. 83/2 maddesine göre defterlerini ibrazdan kaçındığından davanın kabulüne karar verilmiş, davalının temyizi üzerine, hüküm dairemizce onanmış olup, bu kez davalı karar düzeltme istemiştir.
Davalının, İskenderun Demir Çelik A.Ş.den ihale ile üstlendiği işin yapımına münhasır olmak üzere, taraflar arasında 17.12.1998 tarihli sözleşme ile adi ortaklık kurulduğu, sözleşme ile davalının yönetici ortak olduğu ve ortaklığa ait kayıtların davalının şahsına ait ticari defterlerde işlenip gösterileceğinin kararlaştırıldığı ve işin tamamlandığı anlaşılmaktadır. Davacı, iddiasını isbat için ikame ettiği diğer delillerin yanında davalının ticari defter ve kayıtlarına da dayanmıştır. Davalı, adi ortaklıkla ilgili hesap vermediği gibi, adi ortaklıkla ilgili kayıt tutmadığını, kendi defter ve kayıtlarına da işlenmediğini bildirip, defter ve kayıtlarını ibraz etmemiştir. Olayda tartışılması gereken husus, TTK. 83/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağıdır. Davacı, alacağının varlığı ile miktarının isbatı için münhasıran, davalının ticari defter ve kayıtlarına dayanmış olsa idi, mahkemenin vardığı sonuç doğru olurdu. Halbuki, davamızda davacı başka delillere dayandığı gibi, davanın mahiyeti itibariyle ortaklık, kuruluş gayesi olan iş bitmekle sona ermiştir.
Bu nedenle ortaklığın kar ve zarar ettiğinin, varsa davacı alacağının tesbiti için ortaklığın tasfiyesi gerekir. Sözleşmeye göre yönetici ortak olan davalının ortaklığın hesaplarını tutması ve kendisine ait ticari defterlerine işlemesi gerekirdi. Ne var ki davalı hesapları tutmadığını ve defterlerine işlemediğini bildirip, ibrazdan da kaçındığından bunun sonuçlarına katlanması ve hesap vermekten kaçındığının kabulü gerekir. Mahkemece, konusunda uzman bilirkişi veya kurulu aracılığı ile, gerektiğinde mahallen keşifte yapılmak suretiyle, yapılıp biten işin nitelik ve mahiyeti göz önünde tutularak, yapılması gerekli masraflar ve işin maliyeti, varsa davacı tarafın yaptığı harcamalar ile belgeleri, dosyadaki hakedişler incelenmek suretiyle, açıklamalı, dayanaklarını gösterir, taraf mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, BK.538. ve devamı maddelerine uygun olarak ortaklığın tasfiyesi yapılarak, hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bu nedenle kararın bozulması gerekirken zuhulen onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davalının karar düzeltme talebi kabul edilmeli ve dairemiz onama kararı kaldırılıp, hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davalının karar düzeltme isteminin kabulüne, dairemizin 2001/10063 esas-2001/11051 karar sayılı 27.11.2001 tarihli onama kararı kaldırılmasına, mahkeme hükmünün davalı yararına BOZULMASINA, evvelce alınan onama harcının ve peşin harcın istek halinde iadesine, 21.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy