(2004 S. K. m. 67, 68) (1086 S. K. m. 163)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, yönetici ve idarecisi bulunduğu apartmanda davalının 10 adet daire ve dükkanın bulunduğunu,davalının kendi taşınmazlarına isabet eden aidat giderlerini ve doğalgaz tesisat bedelini ödemediğini, doğalgaz masraflarının cebinden karşıladığını, 1.270.000.000 Tl. aidat alacağı ve 1.100.000.000 Tl. doğalgaz tesisat bedeli yönünden davalıya karşı icra takibinde bulunduğunu, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya konu taşınmazda kat irtifakı kurulmadığı, yönetim planı oluşturulmadığı, davacının da 634 sayılı yasa hükümlerince yönetici seçilmediği, davacının giderleri kafasına göre yaptığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, verilen kesin süreye rağmen davacının delillerini ibraz etmediği ve taleplerinin 634 sayılı yasaya aykırı olduğu gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 18.2.2002 günlü oturumda davacıya tüm delillerini bildirmesi için 10 günlük süre verilmiş bir sonraki 15.4.2002 tarihli oturumda da verilen kesin mehile rağmen davacının herhangi bir delil göstermemesi gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir. Halbuki mahkemeler, ara kararlarını ve kesin süreye ilişkin kararlarını verirlerken bu ara kararlarının yerine getirilebilmesi için konu ve amacının ne olduğu tereddüde ve tartışmaya yer vermeyecek şekilde kesin ve açıkça belirtilmesi gerekir. Başka bir anlatımla davacının hangi hususu ispat etmek durumunda olduğu ve getirmesi gerekli delillerin nelerden ibaret bulunduğu açıkça belirtilmelidir. Davada davacının uymadığı ve gereğini yerine getirmediği ileri sürülen ara kararın sınırları ve kapsamı belirlenmemiştir. Davacının bu ara kararına uymamış olması, sırf bu nedenle davanın reddini gerektirmez. Kaldı ki, davacının dava dilekçesinde delil olarak gösterip, taraflar arasında kesin hükme bağlanan Z Sulh Hukuk Mahkemesinin 2000/357 esas sayılı dava dosyasında davalı bir kısım daire aidatlarından sorumlu tutulmuştur. Bu dosyadaki ve bu dosyaya dayanak olan Z 4. icra Müdürlüğünün 2000/17 esas ve 2000/1282 esas sayılı takip dosyaları ile 10.1.2001 tarihli apartman Genel Kurul Toplantı tutanağı kapsamı da dikkate alınarak az yukarıda açıklanan ilke ve esaslar doğrultusunda davacıya delillerini, davalıya varsa karşı delillerini bildirmesi konusunda süre verilmeli, bundan sonra işin esası incelenip, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu hususun göz ardı edilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.2.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy