(818 S. K. m. 213, 125) (4721 S. K. m. 634) (2644 S. K. m. 26)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı kök murisleri Ahmet T.'tan kalan dava konusu taşınmazın paylaşım sonucu davalıların murisine kaldığını, bilahare el senedi ile kendisine satıldığını, tapuyu alamadan satıcı Mehmet T.'un vefat ettiğini, mirasçıları olan davalıların satışı tanımadıklarını bildirerek, satın aldığı taşınmazın rayiç değerini talep etmişlerdir.
Davalılar taşınmazın satışının sözkonusu olmadığını olsa bile talebin zaman aşımına uğradığını bildirerek davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Tapulu taşınmazların haricen satışı MK. 634., BK. 213 ve TK. 26. maddelerine göre geçersiz olup, geçersiz satışlarda herkes aldığını iade ile mükelleftir. Somut olayda davacı taşınmazın ikame değerini talep etmiştir. Ne varki davacı ödediği paranın iadesini denkleştirici adalet kurallarına göre geri isteyebilir. Satış bedelini ödeyen satıcı satışa konu olan taşınmazın bedeli ödeninceye kadar elinde bulundurma hakkına sahiptir. Davacının zilyetliği sürdüğü sürece alacak muaccel olmadığından zamanaşımı süresi işlemeye başlamaz. Davacının zilyetliğinin halen devam ettiği davalılarca da kabul edildiğine göre zamanaşımı henüz işlemeye başlamamıştır. Kaldı ki, burada sözkonusu olan zamanaşımı satış bedelinin iadesi taahhüdünden kaynaklandığından Borçlar Kanunu 125. maddesine göre 10 yıldır ( 1936/31 esas, 1939/47 karar sayılı ve 7.6.1939 tarihli Yargıtay Tevhidi İçtihadı Kararı ) açıklanan bu yasal hükümler gözetildiğinde davacı taşınmazı iadeye hazır olduğunu bildirmekle, ödediği satış bedelini denkleştirici adalet kuralına göre isteyebilir. Açıklanan bu yönler gözetilerek işin esasının incelenmesi ve hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçelerle kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.3.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy