(818 S. K. m. 161, 270, 274)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı İbrahim K.'ın idarenin sahibi olduğu taşınmazı kiraladığını, davalının 1998 yılı kira bedelinin ilk taksitini 5.1.1998 gününe kadar ödemesi gerekirken ödemediğini bu durumda diğer taksitlerin de sözleşme gereğince muaccel olduğunu ve %30 gecikme cezası ile birlikte tahsil edileceğini belirterek kira bedeli olan 2.010.300.000TL.nin %30'u olan 603.090.000TL. nin gecikme cezası ile bunun dava tarihine kadar işlemiş 5.050.000TL. faiziyle birlikte toplam 608.116.000TL. alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuş, birleştirilen dava ile de taşınmazda DSİ tarafından yapılan sedde nedeniyle taşınmazın 137 dekarlık kısmının kullanılabilir durumda kaldığını öne sürerek, kira bedelinin indirilmesini talep etmiştir.
Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, 75.237.700TL. gecikme cezasının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, birleştirilen davanın da kısmen kabulüne, kira bedelinden 1.250.708.773TL.nın indirilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı İbrahim K. tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalının, davacıya ait taşınmazda 1.1.1998-20.11.1998 başlangıç ve bitiş tarihli hasılat kira sözleşmesi ile kiracı olduğu, yıllık kiranın 2.010.300.000TL. olarak kararlaştırıldığı ve taksitlere bağlandığı, ilk tahsidin 5.1.1998 tarihinde ödeneceği, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde diğer tüm taksitlerin tamamının muacceliyet kesbederek %30 gecikme cezası ile ödeneceği taraflar arasındaki sözleşmeden anlaşılmaktadır. Mahkemece birleştirilen davada davacı durumunda bulunan kiracının, kira bedelinin indirilmesine ilişkin talebi ile, asıl davadaki kiralayanın cezai şarta ilişkin talebi, taşınmazın DSİ tarafından gerçekleştirilen sedde işleminden sonra kullanılabilen miktarları üzerinden hesap yapılarak kısmen kabul edilmiştir. Oysa taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 7. maddesinde "mukavele müddeti içinde DSİ, toprak su ve vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yapılacak her türlü yatırım faaliyetine ( seddeleme,dranaj kanalı, depo toprakların yayılması, her türlü büz ve künk yapımı, sulama kanalları, tarla başı kanalları, çiftlik yolları ve binaları ile tarla tesfiyesi vs. ) kiracı tarafından hiçbir suretle mani olunmayacağı ve bu ameliyeden zarar gördüğünü iddia ederek tazminat talebinde bulunamayacağı kiracı tarafından kabul ve taahhüt edilmiştir." Hükmü bulunmaktadır. Bu duruma göre davalı-karşı davacı davaya konu olan taşınmaza DSİ veya adı geçen kuruluşlarca seddeleme vs. gibi çalışmalar yapıldığını bilmekte ve kabul etmektedir. Bile bile bu kira sözleşmesini imzalamak suretiyle çalışmalar nedeniyle aleyhine hasıl olacak bütün olumsuz sonuçları üstlenmiş olmaktadır. Öte yandan kiracı tarafından kira bedelinin indirilmesi talebiyle açılan ve bu dava ile birleştirilen dava, kira süresinin bitimine çok az bir süre kala açılmıştır. Bu nedenlerle ve özellikle sözleşmenin 7. maddesi hükmü gereği davalı-karşı davacı kiracının birleştirilen davadaki kira bedelinin indirilmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmesi, asıl davada kiralayanın cezai şarta ilişkin talebi konusunda ise, sözleşmenin 1. maddesine göre ödenmeyen ve muacceliyet arzeden tüm kira bedeli üzerinden, BK.nun 161/son maddesi de dikkate alınarak bir hüküm kurulması gerekirken, mahkemece, sözleşmenin 7. maddesi göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: 2. bent gereğince davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.4.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy