(2918 S. K. m. 20/d) (818 S. K. m. 63, 64)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evraklar üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dışı şahsın kayıt maliki olduğu aracı harici sözleşme ile davalıya sattığını, 11.000 DM peşin aldığını, bakiye 3000 DM'ın da aracın devri verildiği sırada ödenmesinin kararlaştırıldığını, bu amaçla üst tarafı bono senedi özelliğinde, alt kısmı da sözleşme mahiyetinde olan belgeyi imzalayıp dava dışı üçüncü şahsa emaneten bıraktıklarını, ancak davalının bu sözleşmeyi ele geçirip üst kısımda bulunan bonoyu keserek 11.000 DM olarak icra takibi yaptığını, davalının aracı halen kullandığını ileri sürerek icra takibine konu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davalı, davacıdan haricen araç satın aldığını, bedelin noter devri sırasında ödenmesinin kararlaştırıldığını, ancak davacının noter devri yapılmadan paraya ihtiyacı olduğunu söylemesi üzerine davacıya 11.000 DM verip karşılığında davaya konu senedi aldığını, davacının aracın devrini yapmadığı gibi bedeli de ödemediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmenin geçersiz olduğu, tarafların aldıklarını birbirlerine iade ile mükellef oldukları, davalının icra takibi sonucu davacıya verdiği parayı geri aldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasında düzenlenen harici sözleşme araç trafikte kayıtlı olduğu için 2918 sayılı yasanın 20/d maddesi gereğince geçersiz olup taraflar karşılıklı olarak aldıklarını birbirlerine iade ile mükelleftirler. Davalı aracın satış bedeli olarak verdiği 11.000 DM'ı icra takibi sonucu geri aldığına göre davaya konu aracı davacıya iade etmek zorundadır. Davalının aracı davacıya iade ettiğine dair dosyada bir belge olmadığı gibi davacıda aracın kendisine iade edildiğini kabul etmemektedir. Mahkemece aracın davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) numaralı bent gereğince temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 8.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy