(1086 S. K. m. 438, 533) (492 S. K. m. 1)
Dava: Abdullah Bükülmez ile Esat Cemiloğlu vs. vekili avukat Metin Yaycıoğlu aralarındaki dava hakkında Ankara Barosu Hakem Kurulunca verilen 12.8.2002 gün ve 129-76 sayılı hükmün davalılar avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de çağrı kağıdı gideri ödenmediğinden bu isteğin reddi üzerine dosya incelendi gereği konuşuldu:
Davacı, Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/463 esas sayılı dava dosyası ile açtığı davasında davalıların vekili olarak bazı davaları sonuçlandırdığını, aralarındaki ücret sözleşmesi ile kararlaştırılan 15.000 DM. ücretten 1000 DM.nin ödendiğini, bakiye ücretin ödenmediğini, giriştiği icra takibine de davalıların itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesi istemiştir.
Davalılar, Ücret Sözleşmesinin hile ile imzalatıldığını, savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne itirazın iptaline, 960.000.000 TL. icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, davalıların temyizi üzerine dairemizce onanmış, karar düzeltme aşamasında hüküm, görev yönünden bozulmuş, bozma doğrultusunda dava dosyası Ankara Barosu Hakem Heyetine gönderilmiş, Hakem Heyetince yapılan yargılama sonucunda itirazın iptaline 6500 DM.nın tahsil anındaki TL. karşılığının icra inkar tazminatı olarak davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılarca temyiz edilmiştir.
1- İleri sürülen temyiz sebeplerinin usulün 533.maddesinde sayılan nedenlerden olmamasına göre davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 1998/463 esas ve 2000/478 karar sayılı ilamı ile davacı yararına 960.000.000TL. icra inkar tazminatına hükmetmiş; davacı, icra inkar tazminatı yönünden verilen bu kararı temyiz etmemek suretiyle benimsemiş ve bu yönden davalılar yararına usuli kazanılmış hak doğmuştur. Hakem Heyetinin karar verirken davalıların kazanılmış bu haklarını göz ardı ederek bu kez döviz üzerinden icra inkar tazminatına hükmetmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3- 492 sayılı Harçlar Yasasında ne tür davaların harçtan bağışık olduğu tek tek belirlenmiş olup, anılan yasada zorunlu hakem olarak görevini icra eden Baro Hakem Heyetlerinin baktıkları davalarda harca hükmetmeyeceklerine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu durumda Baro Hakem Heyetlerince verilen kararlarda hüküm altına alınan miktar üzerinden harçlar tarifesinde öngörülen oranda harca hükmedilmesi gerekir. Bu hususun göz ardı edilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki yukarıda ikinci ve üçüncü bentte gösterilen hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK. 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenlerle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının (2) bendinin birinci satırından itibaren devam eden (16.250 DM. nin %40 olan 6500 DM.nin tahsil tarihindeki TL. karşılığı kadar) sözlerinin hükümden tamamen çıkartılmasına yerine aynen (960.000.000TL.) rakam ve sözlerinin yazılmasına üçüncü bentte belirtilen nedenle hükmün (1) bendinden sonra gelecek şekilde (Ankara 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/463-2000/478 sayılı ilamı ile karar ve ilam harcına hükmedildiğinden ve bu harcın da tahsil edildiği anlaşıldığından yeniden harca hükmedilmesine yer olmadığına) sözlerinin yazılmasına hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcından onama harcının çıkartılmasıyla arta kalan 342.400.000 liranın istek halinde iadesine, 25.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy