(818 S. K. m. 41, 49)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı N. B. avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Davacı, ilk olarak dava dışı 3. şahıstan 22.7.1998 tarihli sözleşme ile kiraladığı taşınmazın davalı N. B.'ye satılması nedeniyle 22.11.1998 tarihinde 5 yıllık kira sözleşmesi yapıldığını ancak ondan da davalı A. A.'a satıldığını, tahliyesinin istenmesi nedeniyle 30.10.2000 tarihinde tahliye etmek zorunda kaldığını, erken tahliye nedeniyle zararı olduğunu ileri sürerek 2.500.000.000 TL. kar kaybı, 500.000.000 TL. iyileştirme gideri ve 2.000.000.000 TL. manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar, ilk kira sözleşmesini yapan 3. şahsa dava açılması gerektiğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın husumetten reddine karar verilmiş davacının temyizi sonucu hüküm Dairemizce davacının A. ile imalat bedeli ve manevi tazminata yönelik temyiz taleplerinin reddine, N. ile beş yıl süreli kira sözleşmesi yapıldığı ve eksik kalan kira süresindeki davacı zararından bu davalının sorumlu olduğu gözetilerek bu süreye ilişkin kazanç kaybı toplanıp zarar hesabı yapılarak davacının başka işlerde elde edebileceği gelir düşülmek suretiyle kalana hükmedilmesi gereğine değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece davalı A. aleyhine açılan dava ile manevi tazminata yönelik davanın reddine, N. B. aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile bilirkişi raporunda açıklanan toplam 1.295.314.718 TL.nın dava tarihinden faiziyle davalı N.'den tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı N. tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararında davacının davalı N. ile 22.11.1998 tarihinde 5 yıl süre ile kira sözleşmesi yaptığı ancak davalı N.'nin taşınmazı diğer davalıya, onun da dava dışı Y. Ö.'ye devrettiği ve onun tarafından davacının taşınmazdan tahliye edildiği, hususu taraflar arasında tartışmasızdır. Bu durumda davacının kira süresinin bitmesine 3 yıl kala taşınmazdan çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Davalı N. davacı ile yaptığı kira sözleşmesi bitmeden davalının taşınmazı devretmesi üzerine yeni malik tarafından bu yerden çıkartılması nedeniyle eksik kalan kira süresindeki davacı zararlarından sorumludur. Mahkemece, davacının eksik kalan süre için kazanç kaybı ile ilgili taraf delilleri toplanıp, davacının uğradığı zarar uzman bilirkişi heyeti aracılığı ile taraf ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak araştırılmalı ve bu süre de yapabileceği başka işlerden elde edebileceği gelirler de düşülerek varsa kalan miktara hükmedilmesi gereğine değinilmiştir. Bu bozma kararı ile taraflar yararına usulü müktesep hak oluşmuş olup bozma gereklerinin eksiksiz yerine getirilmesi gerekmektedir. Hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda davacının aynı işi 2 ayda kuracağı açıklanarak önceki dönemle kıyaslama yapılmak suretiyle 2 aylık kazanç kaybı tutarı ile taşıma gideri toplamı ve davacının eski işyerinde kalması halinde tahliye tarihinden sözleşmenin sona ereceği tarihe kadar ödemesi gerekecek kiralar ile aynı dönem yeni işyerine ödeyeceği kira farkları toplamı 1.295.314.781 TL olduğu açıklanmış ve mahkeme kararı da buna dayatılmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki bilirkişinin yapmış olduğu ve mahkemece hükme dayanak alınan bu hesap tarzı dairemizin az yukarıda açıklanan bozma sebeplerini karşılamamaktadır.
Mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporu düzenleyen bilirkişilerden taraf ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınan dairemiz bozma ilamında açıklanan yönlerin karşılanması yargılama aşamasında oluşan kazanılmış haklar gözetilerek hüküm kurulması gerekir.
Mahkemece değinilen bu yönler gözetilmeden dairemizin açıklanan bozma kararının yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerden dolayı davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bent gereği temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.04.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy