(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, paydaşı olduğu Murat Bilgisayar Ltd. Şti. deki payını 6.12.1999 tarihinde devir sözleşmesi ile davalılara devrettiğini ancak adına kayıtlı telefonun şirkette davalılarca kullanılmasına rağmen borçlarının ödenmediğini, aleyhine yapılan icra takibi nedeniyle kendisinin ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek ödediği bedel için davalılar aleyhine yaptığı icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalılar husumetin şirkete yöneltilmesi gerektiğini, ve telefonun kullanılmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine davalılar lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmiş; karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Uyuşmazlığa konu teşkil eden telefonun davacı adına kayıtlı olduğu dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır. Davacı, şirketteki payını davalılara devrettiğini ancak kendi adına kayıtlı bulunan telefonun davalı işyerinde kalıp devrolduğu halde resmi işlem yapılmadığı için kendi üzerinde görüldüğünü, o itibarla devirden sonraki dönemde yapılan konuşmalardan davalı tarafından sorumlu olduğunu ancak icrada haciz baskısı altında ödemek zorunda kaldığını, telefonun halen davalıların çalıştığı işyerinde onlar tarafından kullanıldığını ileri sürerek icra takibine yapılan itirazın iptalini istemiştir.
Davalılar davacının hisselerinin devralındığını ancak telefon devrinin olmadığını ve sorumlunun şirket olması gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Davacı ile davalılar arasındaki şirket payının devrine ilişkin 6.2.1999 tarihli sözleşmenin dosyada yer aldığı gözlenmiştir. Buna göre davacı anılan tarihte şirketteki hisseleri ile şirket adresinde bağlı olan adına kayıtlı telefonunun da kullanım hakkını devrederek şirketten ayrılmıştır. Uyuşmazlığa konu teşkil eden konuşma bedelleri de devir tarihinden sonraki dönemlere aittir. Telefonun bulunduğu adreste davalıların işyeri bulunduğuna göre konuşmalardan ve gelen borçlardan davacı payını devir alan davalılar sorumludur. Davacı o döneme ilişkin konuşma bedellerini abone olması nedeniyle ödediğine göre bunları davalılardan istemekte haklıdır. Davalılar her ne kadar şirketin sorumlu olacağını ileri sürmüşlerse de telefon davalıların kullanımından olup davacının hisselerini devir edip ortaklıktan ayrıldıktan sonraki döneme ait borçlarında davalıların sorumlu olduklarının kabulü gerekir. Mahkemece açıklanan hususlar gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Davacı, aleyhine mahkemece ayrıca könütiyet tazminatına hükmedilmiştir. İİK. 67/2 maddesi hükmü gereği kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için takibin haksızlığı yanında kötüniyetli olduğunun da kanıtlanması gerekir. Davacının könütiyetli olduğu da iddia ve ispat edilemediğinden bu kalem isteğin reddi gerekirken davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmiş olması da kabul şekli bakımından usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1. ve 2. bentte açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.3.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy