(4389 S. K. m. 14, 16, 18) (6762 S. K. m. 434)
Dava: Taraflar arasındaki uyarlama davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili tarafından davalı aleyhine 10.7.2001 tarihinde açılan kira bedelinin uyarlanması davasının yapılan yargılamasında; davacı Bankanın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilmesi nedeniyle tüzel kişiliğinin yasal olarak bitmiş olduğu, davanın devamında sıfatı kalmadığından 7.12.2001 tarihinde davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 16.12.2002 tarih 2002/82418 sayılı tebliğnamesi ile HUMK. 427/6 maddesi uyarınca hükmün kanun yararına bozulmasını istemiştir.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun 18.3.2001 tarihli ve 198 sayılı kararı ile İktisat Bankası T.A.Ş.nin temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin 4389 sayılı Bankalar Kanunun 14. maddesinin 3 ve 4. numaralı fıkralarına istinaden Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilmesine, 28.11.2001 tarih ve 527 sayılı kararı ile de İktisat Bankası T.A.Ş.nin bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin 7.12.2001 tarihi itibariyle kaldırılmasına, adı geçen bankanın tasfiyesinin, Türk Ticaret Kanununun infisah ve tasfiyeye ilişkin hükümleri ile 4389 sayılı Bankalar kanununun 18. maddesi kapsamında ve banka ana sözleşme hükümlerine göre gerçekleştirilmesine bu konuda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun yetkili kılınmasına karar verilmiştir.
Bankalar Kanununun 16. maddesi gereğince, bir bankanın bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırılması halinde yönetimi ve denetimi TMSF na intikal eder.
Yönetim ve denetimi devralan TMSF. ise bankanın tasfiyesini TTK. 434 ve devamı maddelerinde düzenlenen infisah ve tasfiyeye ilişkin hükümler ile Bankalar Kanunu ve Banka ana sözleşme hükümleri gereğince yapar.
TMSF bankayı temsilen bütün işlem ve denetlemeleri tasfiye amacına yönelik olarak yapacak bu arada bankanın açtığı veya banka aleyhine açılan davalar takip edilecektir. Tasfiye süreci devam ettiği müddetçe bankanın tüzel kişiliğinin sona ermesi söz konusu olmayacak, bankanın taraf olduğu davalar sonuçlanmadan tasfiye tamamlanmayacaktır. Somut olayda Bankacılık Düzenleme Denetleme Kurulunun 28.11.2001 tarihli kararıyla İktisat Bankası T.A.Ş.nin bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izni 7.12.2001 tarihi itibariyle kaldırılmış, ancak bu tarih itibariyle bankanın tüzel kişiliği devam etmektedir.
Bu bağlamda mahkemece 7.12.2001 tarihli kararla davacı bankanın tüzel kişiliği yasal olarak bitmiş olduğu ve davacının da sıfatı kalmadığı gerekçesiyle davanın reddi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına temyiz talebinin kabulü ile Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/570-934 sayılı ve 7.12.2001 tarihli kararının hukuki sonuçları saklı kalmak üzere kanun yararına BOZULMASINA, 02.04.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy