(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 101) (1086 S. K. m. 438) (6183 S. K. m. 51)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Nazmi Tekin geldi, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalının artezyen kuyusundan çıkardığı suyu fabrikasında kullandığını, 1995 yılının 6 ayından 1999 yılının sonuna kadar tahakkuk ettirilen 21.646.019.000 TL atıksu bedelini, 64.259.373.735 TL gecikme zammını ve 170.795.989 TL işlemiş faiz borcunu ödemediğini, bu alacaklarının tahsili amacı ile girişilen icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline % 40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kuyu suyunu sadece motorlarının soğutulması amacı ile kullandıklarını, atıksu oluşturmadıklarını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının Tarifeler Yönetmeliğinin 6/e maddesi hükmünce davacı ile atıksu sözleşmesi yapmak zorunda olduğu ve aynı Yönetmeliğin 13/3 maddesi hükmünce de debi ölçer takmak durumunda olduğu davalının bu yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçe gösterilerek davanın kabulüne, itirazın iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren aylık % 12 gecikme zammı uygulanmak suretiyle takibin devamına, icra-inkar tazminatı isteğinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalının fabrikasında kullandığı kuyu suyu nedeniyle davacı ile abone sözleşmesi yapmadığı mahkemenin de kabulündedir. O nedenle aboneler için düzenlenen Tarifeler Yönetmeliğinin 32. maddesi hükmü davalıyı bağlamaz ve davalı hakkında 6183 sayılı yasa hükümleri uygulanmaz. Davacı, davaya konu atıksu alacağı yönünden icra takibinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğünü de B.K. 101 maddesi hükmünce yasal delillerle ispat edememiştir. Bu durumda davacı davalıdan gecikme zammı ve işlemiş faiz isteyemez. Davalının başlatılan icra takibi ile temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. O nedenle mahkemenin 64.259.373.735 TL gecikme zammı ile 170.795.989 TL işlemiş faiz yönünden de davanın kabulüne karar verilmiş olması ve takip tarihinden itibaren aylık % 12 oranında gecikme zammı uygulanmak suretiyle takibin devamına karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK. nun 438/7. maddesi hükmü gereğidir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenlerle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının ikinci paragrafındaki takibin anılan icra dosyasındaki miktar üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren aylık % 12 gecikme zammı uygulanmak suretiyle devamına, gecikme zammındaki oran değişikliklerinin infazda gözönüne alınmasına sözlerinin hükümden tamamen çıkarılmasına yerine aynen itirazın asıl alacak tutarı olan 21.646.019.390 TL üzerinden iptaline, bu miktara icra takip tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, davacının gecikme zammı ve işlemiş faize yönelik talebinin reddine sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın onama harcından çıkartılmasıyla arta kalan 3.482.000.000 liranın temyiz edenden alınmasına, 25.02.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy