(818 S. K. m. 126)
Dava: Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali ve alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilâmda yazılı nedenlerden dolayı davanın zaman aşımı nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 5.10.1994 tarihli maden işletme ruhsatı kapsamında bulunan 35.000 m2 ve 9800 m2'lik alanların kadastro sırasında tapulama harici taşlık olarak bırakılan yerlerden olması nedeniyle bu alanlarda işletme ruhsatı dahilinde kuvas kumu çıkarmak amacıyla davalı ile 1.6.1995 tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesi imzaladığını ve kiraları ödediğini oysa maden kanunu gereği, işletme ruhsatı kapsamında kalan bu yerlerin kullanılabilmesi için kira sözleşmesi yapılmasına gerek bulunmadığını ileri sürerek, 2.6.1995 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin iptali ile ödedikleri kira bedellerinin ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiziyle tahsilini istemişlerdir.
Davalı, kira alacakları yönünden 5 yıllık zaman aşımı süresinin geçtiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, kira sözleşmesinin 2.6.1995 tarihli olup 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğundan bahisle, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının iptalini istediği sözleşme 2.6.1995 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli olup halen ayakta bulunmaktadır. Davacı sözleşmenin iptali ile birlikte ödediği bedellerin tahsilini de talep etmiştir. Sözleşme halen ayakta ve yürürlükte bulunduğuna göre bu sözleşmenin iptali için açılacak dava hakkında zamanaşımı süresi henüz başlamamıştır. Yine dava içersinde tahsili istenilen kira bedelleri ile ilgili dava da, ödeme tarihlerinden itibaren BK. 126 maddesi gereği 5 yıllık zaman aşımı süresine tabidir.
Mahkemece ödenen kira bedellerinin istirdatı ve sözleşmenin iptali hakkındaki davanın herhangi bir araştırma yapılmaksızın zamanaşımı nedeniyle reddi doğru değildir. Mahkemece sözleşmenin iptali hakkındaki davanın zaman aşımına uğramadığı kabul edilerek işin esasına girilip, ödenen kiraların ödeme tarihleri de belirlenerek, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.4.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy