(1136 S. K. m. 167)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı Ümit'ten çeke dayalı alacağı olduğunu, icra takibi için davalı avukat Musa C.'a vekaletname verdiğini, kendisine ödeme yapılmaksızın dava konusu icra dosyasının davalı Ümit tarafından sunulan, davalı Musa C. imzalı ibraname ile kapatıldığını, bilahare öğrenip avukatını azlettiğini, zarara uğradığını ileri sürerek kusuru varsa avukatından, sahte belge düzenlenmiş ise Ümit'ten ve Ümit'in getirdiği ibranameyi usulsüz olarak alıp dosyayı kapatan icra dairesine izafeten Adalet Bakanlığından zararı olan 2.578.500.000TL.nın 28.7.1998 tarihinden itibaren %80 faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı Musa, davalı Ümit'in sahte belge düzenleyerek dosyaya koyduğunu, kusuru olmadığını, Adalet Bakanlığı ise olayda şahsi sorumluluklarının olmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Davalı Ümit, savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, kusurları olmadığından Musa ve Adalet Bakanlığı ve yeniden icra takibi yapabileceğine dayanarak davalı Ümit hakkındaki davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı ile davalı Musa C. arasındaki ilişki vekalet sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Avukatlık Kanunu 167 maddesi hükmü gereği Avukatlık sözleşmesi ve vekalet ücretinden kaynaklanan her türlü anlaşmazlık hukuki yardımın yapıldığı yer Baro Hakem Kurulunca çözümlenir. Dolayısıyla taraflar arasındaki ihtilaf Avukatlık sözleşmesinden kaynaklandığından davaya bakma görevi Adliye Mahkemeleri değil Baro Hakem Kuruluna aittir. Mahkemece bu husus nazara alınarak davalı Musa C. hakkında davanın görev nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Davacının, davalılardan Ümit Ö.'dan alacaklı olduğu ve hakkında yaptığı icra takip dosyasında davalı Ümit'in davacının takip ettiği alacağı ödediğini bildiren 4.11.1998 tarihli belgeyi icra dosyasına ibraz ettiği anlaşılmaktadır. İcra dosyasındaki bu belge Asliye Ceza Mahkemesinde dava konusu olmuş ve ceza dosyasındaki bilirkişi raporu ile belgenin sahte olarak düzenlendiği saptanıp davalı Ümit Ö. bu suçtan dolayı hüküm giymiş ve karar kesinleşmiştir. Davacının davalıdan alacaklı olduğu kesin olarak saptanmış olup davacının alacağını dava ederek istemesi her zaman için mümkündür. Mahkemece Ümit aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerden dolayı davacının sair temyiz itirazlarının reddine 2. ve 3. bend gereği temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.4.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy