(İZSU Tarifeler Yönetmeliği m. 48)
Dava: Taraflar arasındaki muarazanın meni davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, maliki olduğu dairenin kiracısı olan dava dışı Dur-ev Ltd. Şirketinin davalı şirketin abonesi olduğunu, kiracı tarafından bırakılan borç ödenmeden, kendisinin abone yapılmadığını öne sürerek, borçlu olmadığının tespitine ve kesilen suyun açılması suretiyle muarazanın giderilmesine, karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, aboneliğin bulunduğu taşınmazın malikidir. Davacı ile davalı İdare arasında, abone sözleşmesi yoktur. Dava konusu dairede oturan kiracı adına abone sözleşmesi yapılmış olup, dosyadaki 16.12.1997 günlü tutanaktan da anlaşılacağı üzere sayaç kaçak su kullanıldığından sökülmüş, suyun da kesilmiş olduğu anlaşılmaktadır İZSU tarifler yönetmeliğinin 48. maddesinin 2. fıkrası başkası adına abonelik devam ederken suyu açık olan gayrimenkulün, yeni sahibi veya kiracısı iki ay içinde İZSU'ya müracaatla yeni abonelik sözleşmesi yapmakla yükümlüdür. Bunu yapmadıkları takdirde, yeni sahibi veya kiracısı mevcut borçları ile, kullanmaya başladığı tarihten itibaren sayacın kaydettiği en son endekse kadar tahakkuk edecek borçları, İZSU kendisinden talep edebilir hükmünü getirmiştir. Bu hükme göre taşınmazın yeni maliki veya kiracısının daire kendi tasarrufuna geçtiğinde, iki ay içerisinde abonelik için başvuruda bulunması bulunmadan açık olan suyu kullanmaya devam ettiği takdirde, eski borçlardan sorumlu olacağı belirtilmiştir. Olayımızda abonelik suyunun kesik olduğu belirli olduğu gibi davacının 21.12.2000 gününde abonelik için başvurduğu durumda abonelik işleminin yapılmadığı da anlaşılmıştır. Bu halde dava konusu olayda tarifeler yönetmeliğinin 48/2 maddesinin şartları oluşmadığından, bu maddenin uygulanması mümkün değildir. Kaldı ki davacının su abonesi olması istemi, davalının su abonesi olan, davacının eski kiracısının su borcunun ödenmediğinden bahisle red edilemez. Zira davalının yaptığı su dağıtım hizmeti bir kamu hizmeti olup, hizmetin herkese kanun ve yönetmeliklere uyun bir biçimde eşit ve farklılık yaratılmaksızın, zorluk çıkarılmadan sunulması gereklidir. Davalının davacı malikten eski kiracısı ve davalının abonesinin borcunun ödenmesini istemesinin hukuki dayanağı da yoktur. Mahkemece davanın kabulü gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 01.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy