(818 S. K. m. 96, 106 ) (1086 S. K. m. 74, 76)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıdan 11.6.1999 tarihinde daire satın aldığını, dava tarihine kadar 4.129.000.000 TL ödeme yaptığını, halen davalıda her biri 120.000.000 TL toplam 4.644.000.000 TL bonoları bulunduğunu, ancak davalı şirket temsilcisinin yaptığı inşaatların 17.8.1999 tarihinde yapılan depremde yıkıldığını, davalının satışa konu daireyi teslim etmediği gibi edimini yerine getiremeyeceğinin de anlaşıldığını belirterek sözleşmenin feshine, davalıya ödenen 4.129.000.000 TL. nin 11.6.1999 tarihinden itibaren reeskont faizi ile tahsiline, fesih mümkün olmadığı takdirde satış bedelinin tenkisini istemiştir.
Davalı, 17.8.1999 tarihinde meydana gelen depremde binada hiç hasar olmadığını, bu hususun mahkemece de belirlendiğini, inşaatın % 95'inin bitirildiğini ve kalan kısmın yılbaşına kadar tamamlanacağını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, meydana gelen depremde ciddi bir hasarın olmadığı inşaatın % 90 seviyesinde tamamlandığı, ancak dairenin fahiş bir fiyatla satıldığının anlaşıldığını, dairenin bedelinin 6.500.000.000 TL olduğunun anlaşıldığını, 4.129.000.000 TL ödemeye ilaveten 2.371.000.000 TL ödeme yapılmasına ve 15.8.1999 tarihinden sonraki 17 adet senedin iptaline karar verilmiş; hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacı, 16.9.1999 tarihli dava dilekçesinde akdin iptalini, dava tarihine kadar ödenen 4.129.000.000 TL. nın 11.6.1999 tarihinden itibaren reeskont faizi ile tahsili, bakiye borç için 4.644.000.000 TL. lik 36 adet bononun ödenmesinin tedbiren durdurulmasını talep etmiş, 4.5.2000 tarihli ıslah dilekçesi ile taahhütlerini yerine getirmemiş olmaları sebebiyle fesh ettiği akitte ödenen 4.258.000.000 TL nakit paranın ve her biri 129.00.000 TL. lik toplam 4.386.000.000 TL. lik 34 adet bonoların iadesine ve iade edildiğinde verilen tapunun iptaline karar verilmesini istemiştir. Yani ıslah dilekçesi ile akitten dönme iradesi tekrar edilip, ödediği ve iadesi istenen miktar düzeltilmiş, dava dilekçesi ile iptalini istemediği ödenmeyen 34 adet 129.000.000 TL. lik bonoların iadesi bunun karşılığı kendilerinde olan tapunun iptaline karar verilmesi talebi olarak düzeltilmiş dava bu ıslah edilmiş haliyle görülmüştür. Davacı tarafından 13.10.1999 tarihinde 99/4157 Değişik-iş dosyası ile yaptırılan delil tespitinde satışa konu dairenin de bulunduğu Çam Sitesinin tespiti yaptırılarak verilen bilirkişi raporunda imalat olarak % 90, imalat ve ihzarat olarak % 94 oranında binanın hazır olduğu, eksikliğin % 3 oranında elektrik düğmeleri ve prizlerinde, % 2 oranında kapı pencere boyalarının ve kilit aksamında, % 1 oranında kapı ve pencere camlarında bulunduğu belirtilmiştir. Taraflar arasındaki 11.6.1999 günlü sözleşmede taşınmazın 15.9.1999 tarihinde teslim edileceği belirtilmiş, yine 11.6.1999 tarihinde tapudan arsa paylı olarak devir yapılmıştır. 11.6.1999 tarihli taahhütname başlıklı sözleşmenin 3. bendinde "teslim tarihi ile ilgili herhangi bir gecikmede satıcı sezonluk rayiç kira bedeli ödeyerek tazmin edecektir" hükmü yer almıştır. Davacı bu hüküm gereği geç teslim için rayiç kira bedeli isteme hakkı varken akitten dönerek ödediği peşin paranın ve daha ödemesi gereken bonoların iadesini talep etmiştir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde dava konusu dairenin depremde ciddi bir hasar gördüğünün tespit edilemediği, 8.644.000.000 TL bedelle satılan dairenin depremden sonra değerinin 6.500.000.000 TL.ye düştüğü bildirilmiştir. Bu bilirkişi raporundan sonra davacı depremden sonra dairenin ciddi bir değer kaybına uğradığı, dairelerin teslimde edilemediğinden bakiye borç için ödenmesi gereken bonoların gecikme faizi ve değer kaybına istinaden ödenmemesine karar verilmesini, eğer böyle karar verilirse akdin feshini istemeyeceklerini belirtmiştir. Davacının bu talebi davalı tarafından reddolunmuştur.
Davanın konusu 16.9.1999 tarihli dava dilekçesinin ıslah edildiği 3.5.2000 tarihli ıslah dilekçesi ile, akitten dönülerek peşin ödenen nakit paranın ve ödenmesi gereken bonoların geri iadesine karar verilmesinden ibarettir. Davacı akitten dönme iradesini Veli G'in yaptığı evlerin 17 Ağustos depreminde yıkılmış olduğundan, tutuklandığı ve aleyhine pek çok tazminat davası açıldığı 15.9.1999 olan teslim tarihinin geçtiği ve bundan sonrada yerine getirilemeyeceği varsayımına dayandırılmıştır.
Mahkemece karar gerekçesinde sözleşmenin feshini gerektiren bir husus olmadığından sözleşmenin ayakta kaldığının kabulüne karar verilmiştir. Sözleşme ayakta kaldığına göre davacı ancak gecikmeden mütevellit zararlarını isteyebilir. Taraflar arasındaki sözleşmede satın alınan ve davacı üzerine tescili yapılan evin geç teslimi halinde rayiç kira ödeneceği belirtilmiştir. Satış sözleşmesinde satış bedeli kararlaştırılan evin depremden önce ile depremden sonraki değeri arasında davacı aleyhine doğan fark satışa konu evin depremden hasar gördüğü ispatlanamadığı da dikkate alınarak, gecikmeden mütevellit zarar olarak değerlendirilemez. Sözleşmenin geçerli sayılarak, gecikmeden mütevellit zararlarının talep edildiği usulüne uygun olarak açılmış dava yoktur. HUMK 74. maddesi uyarınca hakim, tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup, bunun dışında bir karar veremez. Maddi olguları bildirmek taraflara bunun hukuki nitelendirmesini yapmak HUMK/76. maddeye göre hakime ait görevdir. Açıklanan nedenlerle, sözleşmenin feshi ve ödenen meblağların iadesi için açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçelerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy