(818 S. K. m. 249)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat E. Akkaz gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 1.1.1991 başlangıç tarihli kira sözleşmesi gereğince davalıya ait taşınmazda kiracıyken mahkeme kararı ile taşınmazı tahliye ettiğini, kira sözleşmesinin 5. maddesi uyarınca depozito olarak davalıya 150 reşat altını verdiğini, tahliye etmesine rağmen davalının depozitoyu iade etmediğini belirterek 150 reşat altının aynen iadesine, bu mümkün olmaz ise tahsil tarihindeki değerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, 1.1.1991 tarihli kira sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davasını açarken davalının kiracısı olduğunu ve mecurdan davalının açtığı dava sonucu tahliye edildiğini, aralarındaki 1.1.1991 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile davalıya depozito olarak verdiği 150 reşat altının aynen veya değerini istemiştir. Davalı kira sözleşmesindeki imzayı inkar etmiş ise de mahkemenin kabulünde olduğu üzere ceza davasında alınan Adli Tıp raporu ile kira sözleşmesindeki imzanın davalıya ait olduğu anlaşılmaktadır. Ancak kira sözleşmesini hususi şartlar 5. maddesi mal sahibi kiracıyı çıkarmak istediği tarihten 150 reşat altının parası kiracıya verecek şeklinde düzenlenmiştir. Bu maddeden ve kira sözleşmesinin diğer hususi şartlarından davacının iddia ettiği şekilde 150 reşat altının davacı tarafından davalıya depozito olarak verildiğine dair herhangi bir kayıt yoktur. Bu anlamı çıkartacak bir ibarede yine sözleşmede bulunmamaktadır. Bu durumda davacı depozito verdiğini yasal ve yazılı delillerle kanıtlayamamaktadır ve davacı iddiasını sabit olmamıştır. Mahkemece bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy