(818 S. K. m. 42, 43, 98) (1086 S. K. m. 240)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Tahir Alan gelmiş diğer taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak, dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, davalının murisi Mustafa Atay'ın kanser hastası olup, 2-3 ay ömrünün kaldığını bildiği halde onun yaşlı ve hastalığından yararlanıp 26.10.1998 de vekaletname alıp, murisin banka hesaplarındaki paraları çektiğini bildirerek, muvazaalı olarak çektiği paralar toplamı mark ve Doların karşılığı 8.744.333.000 TI.nın dava tarihinden yasal faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, tek başına yaşayan dayısı muris Mustafa'nın hastalığından itibaren ölümüne kadar tüm tedavi, tahlil bakım gözetim, ulaşım masraflarının, murisin kendi isteği doğrultusunda, murisinin parasıyla karşılanıp, murisle hesaplaştıklarını, kalan paradan 4450 Dm.i davacıya elden, 10.830 DM.yı banka havalesi ile gönderdiğini, yine murisin pancar paralarından 500 DM ve 45.000.000 TL.'nı da davacıya ödediğini bildirerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 5.049.985.150 TI.nın dava tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı
itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalının davacının murisinin vekili olduğu ve vekil sıfatıyla murise ait Esbank Şubesinden davacının kabulüne bağlı kalarak 36.226 DM. çektiği uyuşmazlık konusu değildir.Davacı vekil davalının kendisine hesap vermediği iddiası ile eldeki davayı açmış olup, davalı ise savunmasında murisin kanser hastası olduğunu,bakıma muhtaç olup, hastalığı sırasında yalnız kaldığını, davacı kızının kendisi ile ilgilenmediğini, bu dönemdeki tüm bakım tedavi, ulaşım, infak ve iaşesinin kendisi tarafından karşılandığını ileri sürerek, 01.0379.909.850 TL. tutarında harcamaya ilişkin belgeler ile, ayrıca 10.830 Dm tutarında banka havalesi ile davacıya ödemeye ilişkin dekont ibraz etmiştir. Kural olarak BK.nun 392 maddesi gereğince davalı vekil hesap vermek zorundadır. Davalının belgelendirdiği ve temyiz edilmeyen 01.0379.909.850 TL. nin masraflarının yapıldığı tarihteki kur üzerinden Dm.a çevrilerek bunun 36.226. DM. dan mahsubu gerektiği gibi, davacının karşı çıkmadığı davalı tarafından havale ile gönderilen 10.830 Dm ninde ayrıca mahsubu gerekir. Mahkemece bu yönlerin göz ardı edilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bunlardan ayrı BK.nun 98. maddesi delaletiyle uygulanma olanağı bulunan aynı yasanın 42 ve 43 maddeleri hükümleri gözetilerek, dosyadaki tüm delillere göre davalının davacının murisi için belgelendirilemeyen infak ve iaşe giderlerinin de HUMK.nun 240. maddesi gereğince hak ve nesafet kuralları gözetilerek ne miktar olacağı takdir edilip bunlarında mahsubu ile, ödenmesi gereken tazminat tutarının belirlenmesi gerekir. Değinilen bu yönlerin göz ardı edilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan 1.bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bent gereğince temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 250.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 15.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy