(1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 407, 422 ve 424 parsel nolu taşınmazlarını kömür çıkarması amacıyla davalıya kiraya verdiğini, aralarındaki sözleşmede davalının sözleşme sonunda kömür çukurlarını doldurduktan sonra teslim edeceğinin kararlaştırıldığını, davalının bu taahhüdünü yerine getirmediğini, bu yüzden dere su yatağını değiştirmesi sonucu taşınmazların sular altında kaldığını ve zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik 2.000.000.000 TL. tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının kiraya verdiği 424 parsel üzerinde kanal açtığını, su yatağını değiştirdiğini, bunda kusurunun bulunmadığını, kendisinin de davacıya karşı tazminat davası açtığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak ve talepte bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davaya konu edilmeyen 398 parsel nolu taşınmaz içinde tazminat hesabı yapılmıştır. HUMK. 74 maddesi hükmünce hakim, tarafların talepleriyle bağlı olup, istek dışına çıkarak karar veremez. O nedenle 398 parsele verilen zarardan dolayı davalının sorumlu tutulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3- Taraflar 1.6.1995 tarihinde davada dayanılan sözleşmeyi imzaladıktan ve davaya konu taşınmazlar kiraya verildikten sonra davacı 422 parsel nolu taşınmazın tamamını, 407 parselinde 12/24 hissesini 1.9.1995 tarihinde dava dışı Sezai Çevik'e tapuda satmıştır. Davacı, bu satışa rağmen davalı ile aralarındaki kira ilişkisinin devam ettiğini iddia ve ispat etmiş olmadığına göre 422 parselin tamamı, 407 parselinde 12/24 hissesi oranında davalıya karşı talepte bulunamaz. Bu hak satış tarihi itibariyle dava dışı yeni malike geçmiştir. Bu hususun göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentte belirtilen nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.04.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy